50 Yıl, Ya da YARIM ASIR…
O tarihten bu yana 50 yıl geçivermiş. Asırlık konuşacaksak YARIM ASIR… Çocuk yaşta “gazeteci” oluverdik.
Yıllar geçti gitti.
“Hani su gibi aktı” derler ya, öyle de değil hem. Fırtınalar
boranlar ve ayazlarla. Gün oldu bir bahar havası da esmedi değil, ama yok
denebilecek kadar az.
Bir gurup fikirdaş, gönüldaş, arkadaş toplandı. Karaman’da
eksiği duyulan bir hizmet için yola çıktılar. Aralarında tıfıl, bacaksız ve
ufaklık olarak bizde kaynadık gittik. Karaman’da Uyanış Gazetesi adı altında
bir gazete yayına başlamıştı. 50 Yıl önce…
Biz de o oluşumda en ilkel yöntemlerle dizdik, kalıp
bağladık, kurşun kokladık, mürekkep yaladık, tek tek bastık, kucağımıza alıp
kapı kapı dağıttık. O tarihten bu yana 50 yıl geçivermiş. Asırlık konuşacaksak
YARIM ASIR…
Çocuk yaşta “gazeteci” oluverdik.
Bir gazeteyi doldurmak ne kadar zordur, bilen bilir. Bu
fırsattan istifade ile, değil bilgisayar, daktilonun olmadığı dönemlerde
sarıldık kağıda kaleme yazdık. Büyüklerimiz okudu inanmadı: “Sen mi yazdın”
sorusunu imalı imalı sordular.
Bizim yazdığımıza inanınca da, yaşımızın küçüklüğünden
dolayı adımızla yayınlamayı sakıncalı buldular. Çözüm yine bizden geldi. “Müstehar
isimle –Sait Uğur- S.U. imzası ila yayınlayalım” dedik ve birkaç yıl da öyle
oldu.
Okuma hevesimiz, edebiyata düşkünlüğümüz, çevreden aldığımız
destek ve güçle makalelerimiz ses getirdi. Ama bir süre “bunu ben yazdım”
diyemedik. Desek de inanmakta zorlanacaklardı. Ne de olsa hayatta hiç
beceremediğimiz bir şeydir kendimizi ağıra satmak…
Daha sonra Karaman’da ilk yayın yapan radyoda sesimiz,
televizyonda yüzümüz, yüzlerce yayın organı ve matbuatta izimiz oldu. Günümüz
teknolojisinde internet televizyonunda da ara sıra hizmete devam ediveriyoruz.
Uyanış, daha Sonra Karaman’da Uyanış adını aldı ve hala
yayındadır. Kardeşim, dostum, meslektaşım Ahmet Küçükcicibıyık bu mevkuteyi layığı
ile bugünlere taşıdı.
Yasalar gereği yerel haberlere belirli oranda yer vermek
gerekiyordu. O tarihte küçücük bir ilçe olan Karaman haber konusunda çok kısır
idi. Üstelik dünyanın tek komünist ve faşist uygulamaları hala bünyesinde
barındıran ülkesinde habercilik baskılardan dolayı çok zordu. 60 İhtilalinin
azgınları, 70 li yılların karanlık havası 80 belasının baskıları hep tepemizde
balyoz oldu.
Bir de günümüzde siyasi baskı türedi. Burnundan kıl
aldırmayan CHP nin tek partili dönemini eleştirirken onları mumla aratanlar
türedi. Sık sık adliye emniyet kapılarını aşındırdık. Susturamayanlar, adalette
de bir ipucu bulamayanalar, baskılarla paralelcilerden bile medet umarak baskı
kurmaya çalıştılar.
Ama onlarcası çöp sepetinde…
Çok şükür dimdik, alnımız açık, tüm onurumuz ve vakarımızla
ayaktayız. Karaman Caddelerinde gezerken alnımız açık ve başımız dik. Binlerce
kişinin gülen yüzü ve sevgi dolu bakışları ile karşılaşma mutluluğunu yaşıyoruz.
Karaman’da gün geldi basın adına çok güzel işler çıktı. Gün oldu
büyük bir yarış halinde 4 televizyon 4 radyo 2-3 günlük, 1-2 haftalık gazete
aynı anda yayınlandı. Türkiye standartlarından üstün gazete ve dergiler
basıldı. Bu çabada katkılarımızdan dolayı da mutluyuz.
Kifayetsiz muhterislerin, gölgesi ile kavgalı kişilerin
önümüzü bin bir entrika ile kestikleri GSRT, gününde Yerel Yayın kurumları
arasında tüm Türkiye’ye örnek olacak yayınlar yapmayı başardı. Her biri bir değer
olan 6-7 yardımcı elemanımla ulusal televizyonlara kafa tutacak yayınlar
çıkardık.
KGRT, Çağdaş ve RENK Televizyonları, radyoları ile birlikte
halka hizmeti çok ileri seviyelere taşımışlardı. Karaman’da bir araya
gelememenin ve birlik olmaktaki sıkıntılar nedeni ile şu an üzüntümüze
vesiledirler.
Daha sonra salt amatör mantıkla yayınladığımız FERMAN Gazetesi
Karaman kamuoyu oluşturmada, idari yapının işleyişine katkı koymada hala
yokluğu aranan bir değer oldu.
Bir dönem örgütlenme konusunda güzel çalışmalar da yapıldı.
Karaman Gazeteciler Cemiyeti kuruldu. Siyasi bir oluşumda ve Esnaf Odalarında
görevlerim olsa da işin içine dahil etti arkadaşlarımız. Çok güzel işler
başardık. Bir dönem Cemiyetin başkanlığını yıktılar üstümüze, liyakatle,
başarılı ve şerefle taşıdık. (O tarihlerde bu tür görevler hizmet addedilir ve
birisine verilirdi. Talip çıkmaz birsinin üstüne yıkılırdı) Bu tür görevlerin
bütçesi olmaz. Sırtına yıkılan sırtlar taşır, cebinden harcar, yükünü taşır…
Bu kurumda görev yapan Dr. Mehmet Armutlu, Mehmet Karagöz,
Mesut Çetin ve Ahmet Küçükcicbıyık’a minnet ve şükran borçluyuz. Ayrıca Dr.
Armutluya Mevla’dan rahmet diliyoruz.
Çok da değerli Gazeteci-Yazar ve elemanlar yetişmesi için
çaba sarf ettik. Şu an bu emeğimizin karşılığıdır ki Karaman’da USTA Gazetecilerimiz
vardır. İsimlerini saymak isterdim ama bir tekini unutursam üzülürüm. İhtiyar,
moruk, yaşlı ve tem gün emekli olarak hafızamız malum…
Bu kardeşlerimizle aramızda siyaset olmadı, maddiyat olmadı,
kısır çekişme olmadı, sen/ben kavgası olmadı. Onları önce saydık ve sevgiyi hak
edenleri sevdik. Nadiren de olsa koltuğumuz altındakilerin, koltuğumuzdan, kanatlarımızın altından sokmak
için entrika yapanlar çıksa da onlara bile saygı ile mukabele edip uzak durmaya
çalıştık.
Günümüzde bizi üzen olaylardan birisi hala bu mesleğin bir
geçim temini için yetersiz olduğudur. Bu zorluğu aşamayıp da yanlışa sapanlar
bizi üzüyor. Daha da üzücü olanı bu yanlış yolları makul ve mantıklı gösterme
çabaları.
Bir diğer üzüntümüz de liyakatin düşmüş olması. En basit
haberi bile okurken kendimizi aptal, yetersiz, Türkçesi kıt olarak hissetmemize
sebep olacak üretimlerle karşılaşıyoruz ki üzülüyoruz.
50 Yılı tamamladığımız gazetecilik mesleğimizde kifayetsiz
muhterisler, çıkarcı, koltuktan zehirleyiciler de dâhil olmak üzere çok insan
tanıdık. Ama çok şükür bunların içinde güzel insan sayısı salt çoğunluğa
yakındı. Günümüzde de öylesi pırlanta kardeşlerim, arkadaşlarım ve
meslektaşlarım var ki onları gördükçe geçen 50 yılımıza şükrediyoruz.
O güzel insanlar: 10 Ocak Gazeteciler Gününüz Kutlu Olsun.
Bu camiaya hizmet edip de ebediyete intikal eden fani âleme
yıldız olanları Rahmet ve minnet ile anıyoruz. Yaşayan meslektaşlarımıza
başarılı, sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir ömür diliyoruz.
Basın/Medya/Gazetecilik camiasının gizli kahramanları
sizleri seviyoruz…
Hasan ÖZÜNAL
Karaman -
2018









