Ahilik ve EÐÝTÝM

Eðer bir evlat yetiþtirilecekse bunun 3 temel þartý olmalýdýr. Öncelikle bu evladýn ruh ve beden saðlýðý olmalýdýr. Sonrasýnda eðitim ve en sonra da öðretim gelmelidir.

18 Eylül 2017 09:32

Ahilik ve EÐÝTÐÝM

 

Kýz çocuklarý için analarýn ezberinde bir laf vardý. Kýz evladýný gözlem altýna alýr “Hocalýk veya Kocalýk” olduðuna karar verirdi.

Erkek çocuklarý için ise 2 kapý vardý. Ýlkokulu bitirince “Ya tahsil, ya da zanaat”

Bu binlerce yýllýk geleneksel yapýnýn bir devamý ve özü idi. Hatta bir zamanlar Mustafa Kemalin mahalle mektebine baþlayýþý okul kitaplarýnda ezberletilen konulardandý.

Çocuk okuma yazma, matematik, fen, sosyal ve toplumsal konularda bir eðitim alýr bu konulardan birsinde uzmanlaþmaya yatkýn ise o tarafa yönlendirilir, deðil ise hayatýný kazanmak üzere bir meslek edinsin diye zanaata verilirdi.

Zanaata verilmesi demek eðitim ve öðretimden kopmasý demek deðildi. Temelinde mükemmel yetiþmiþ ve ahi geleneðine sýký sýkýya baðlý ustalarýn elinde mesleðinin kaliteli bir ustasý olmakla kalmaz ahlak, edep terbiye ve toplumsal uyum konusunda da tekâmülünü tamamlardý.

Böylece toplumun her türden eleman ihtiyacý karþýlanýrdý. Üstelik bu elemanlar tam liyakat sahibi ve donanýmlý olurdu.

Derken böyüklerimizin haçlý prizlerinden aldýklarý enerji ile çalýþan kafalarýnda bir ýþýk yandý. Zorunlu eðitim… Önce 8 yýl, sonra 12 yýl. 5+3 olmadý 4+4+4 gibi uygulamalar baþladý. Birkaç yýlda bir tepetaklak edilen sistem tam bir kördüðüme dönüþtü.

Böylece kimin ne yaptýðý ne yapmasý gerektiði bir soru iþaret olarak kaldý.

Temel eðitim olan ilkokuldan sonra usta yanýna verilen çocuklar, çýraklýk kalfalýk ve ustalýk yollarýnda yürüyemez oldu. Ustalar mesleðini öðretecek, devredecek eleman bulamaz oldu. Onlarýn yerine ikame edilen sanat okullarý, yeni adý ile meslek liseleri ise müfredat karmaþasýndan dolayý çok verimsiz kaldýlar ve mesleðin en temel bilgilerini vermekten aciz hale düþtüler. Üstüne bir de siyasi kaygýlarla bu okullara uygulanan baský binince meslekler bir bir yok olmaya baþladý.

Toplumun ihtiyaçlarý ithalat yolu ile karþýlanýr oldu. Yani bir nevi sömürge olmaya kendimiz talip olduk. Yaþasýn Çin, yaþasýn Uzak Doðu, Yaþasýn AB…

Eðer bir evlat yetiþtirilecekse bunun 3 temel þartý olmalýdýr. Öncelikle bu evladýn ruh ve beden saðlýðý olmalýdýr. Sonrasýnda eðitim ve en sonra da öðretim gelmelidir.

On binlerce yýllýk tarihin imbiklerinden süzülmüþ geleneksel ve ananevi bir kültürümüz vardýr. Bu kültür edep, haya, ar, namus, sevgi, saygý, hoþgörü, kul hakký, vatan ve millet sevgisi, baðýmsýzlýk, adalet, hukuk, maddiyatý israf etmeme, maneviyata deðer verme gibi kavramlarý içeren binlerce güzelliði barýndýrýr.

Ama maalesef bu günkü sistem önce öðretim ve bu öðretimin hasýlatý olan baþarýyý ön planda tuttuðundan ruh ve beden saðlýðý çökmüþ nesiller yetiþiyor.

Aldýðým maaþ kadar öðretirim diyen öðretmenler, beni bir halt yapacak cemaate köle olurum diyen hâkimler savcýlar, milletin varlýðýný, vataný korumakla görevli olduðu halde vatanýný satan, milletine bomba atan askerler, bir baltaya sap olamayýp birkaç yýl üst siyasi kademelerin pabucunu yalayýp bir koltuk kaptýktan sonra ilah kesilen siyasiler, çalmanýn ve çýrpmanýn binlerce yolunu icat eden dâhiler yetiþiyor.

Çok daha vahimi ise zorunlu eðitim çaðýnda okullara zorlanan gençlerin durumu. Bu dönemde kendilerine eðitim adýna tek bir nokta verilmediðinden ellerinde kelebek býçaklarla köþe baþlarýna çeteler oluþturan, modifiyeli araçlarla sabah akþam huzursuzluk arayan, çocuk yaþýnda olmadýk suçlara karýþan, ailesi ve çevresi ile sorunlu gençlerin sayýsý neredeyse salt çoðunluða ulaþýyor. Bu gençler barut fýçýsý veya serseri mayýn gibi toplum içinde çaresizlik içinde kývranmaktalar.

Ne ellerinde bir zanaatýn altýn bileziði ne de bir mesleðin lisans diplomasý yok. Olsa da hayatý öðrenemediklerinden hayata atýlma konusunda toyluklarýndan farklý arayýþlar içindeler.

Her biri bir pýrlanta olan bu deðerlerimizi eðitim sistemimizle mahvediyoruz. At yarýþý parkurundaki beygirlere dönen çocuklarýmýz ve tahsil hayatý bitince bu dönmeden beyinleri yok olan gençlerimiz ruh, beden ve akýl saðlýðý yönünden tehlikedeler.

Uyuþturucu ve keyif verici maddelerin tüketimi ekmek su seviyesine ulaþtý neredeyse. Asayiþ olaylarýndaki çeþitlilik endiþe verici boyutlarda. Yasalara ve kurallara uymama sýradan doðal hadiseler oldu.

Zorunlu eðitim safsatasý ile çýkýlan bu yol iyi bir yol deðildir.

Temel eðitim 5 yaþýnda baþlamalý, kreþ, ana okulu ile kiþisel yaþamý öðrenen evlatlar eðitime hazýrlanmalýdýr. Sonrasý temel 5 yýl eðitim verilmeli ve aile-okul istiþaresi sonrasý tahsil veya meslek ayrýmý yapýlmalýdýr. Daha sonra iþin öðretim yoluna geçilmelidir.

Tahsil yolunu seçenler 3 yýllýk bir eleme ile branþlara ayrýlmalý, kabiliyet, heves ve taleplerine göre mesleklere yönlendirilmelidir. Tüm liseler de bu mesleklerin ilk basamaðý olmalýdýr.

Zanaat yolunu seçenler için bir zamanlarýn oldukça iyi iþleyen sistemi Çýraklýk Okullarý daha güçlendirilerek, branþýnda baþarýlý ustalara bu okullarda görev verilmelidir.

Adý oda olan ve iþlevselliði her geçen gün kaybolan meslek kuruluþu STK lara bu konuda önemli iþlevler yüklenerek meslek içi eðitimlerde söz sahibi olmalýdýr.

Bu gün listelediðimiz zaman onlarca madde teþkil eden tüm sorunlarýmýzýn baþýnda eðitim sistemimiz gelmektedir. Bu sistemi düzelttiðimiz zaman bu listenin altýnda baþka madde kalmayacaktýr.

 
eðitim öðretim ahilik meslek usta kalfa çýrak okul öðretmen idareci
Bu Haber 4410 defa okunmuþtur.
 
Yorum Ekleyin