Ak Partinin Karaman’da Toparlanma Günüdür
Ak Parti, Karaman yerelinde vizyon erozyonuna uğramış mıdır, çizgisinden sapmış mıdır, değerlerinden taviz vermiş midir?
Ak Partinin genel politikası Karaman ölçeğinde konumuz olsa
da bu konuda fikir yürütmek, uzaktan ahkâm kesmek olur. Ancak yerelde olup
bitenleri de bu önemli günlerde ortaya koymak çok yararlı olacaktır.
Ak Parti, Karaman yerelinde vizyon erozyonuna uğramış mıdır,
çizgisinden sapmış mıdır, değerlerinden taviz vermiş midir?
Ben Ak Partiliyim diyenlerin içinde bir burukluk var mıdır?
Ak Partili değilim ama oyumu veririm diyenlerin gönlü rahat mıdır, yoksa
yerelde berbat ama genel gidişat ve liderlerin konumu iyi diyerek mi oy
veriyorlar?
Küçük yerlerin derdi maalesef büyük oluyor. Taraflar daha
kesin çizgilerle ayrılıyor, bir kişi nefes alıp verse herkesin haberi oluyor,
suçlar saklanamıyor, güzellikler hasetliklerle gizleniyor, çıkar ilişkilerine
kılıf bulunamıyor, hısım akrabalık ve dar bölgecilik ön plana çıkıyor, çeşitli
eğilimden gelenlerin menşei herkes tarafından biliniyor ve olumsuzluk olarak
değerlendiriliyor vs…
Bu şartların yerel siyasetçiler tarafından iyi değerlendirilmesi
ve her an göz önünde bulundurulması gerekir. Bu noktaya bir örnek vermek
gerekirse: Şu an Karamanı Ankara’da temsil eden Bakan Sayın Elvan bir Karaman Evladı olarak her kesimin
iftihar vesilesidir. Edep timsali, ahlaki nitelikleri en üst seviyede sergileyebilen,
Dünya, Türkiye ve Karaman gerçeklerini çok iyi bilen, analiz, tespit ve çözüm
uzmanı, geleneksel aile yapısına en güzel örnek, her Karamanlının “beni temsil
ediyor” diyebileceği vasıfları olan bir Karaman Evladıdır. İyi ki siyasi
hayatına Karaman’da başlamadı.
Diploma istemeyen bir meslek olarak hayatımızda yerini
almaya başlayan siyaset, herkesin egosunun gizli bir yerlerinde mutlaka var.
Kişisel gelişimle, liyakat kazanılarak talip olunması gereken bu görev,
şehrimizde tamamen tesadüflere bağlı. Kişisel liyakat olmadan bir anda talip
olunur ve kişisel liyakatine bakılmadan yukarıda saydığımız yerel şartlar göz
önüne alınarak oy verilir, görev teslim edilir. Bunlara bölgemiz insanının
isyancı ruhu ve inatçılığını da dâhil etmek gerekir.
Liyakatsiz insan için görev çok ağırdır, zordur. Sık sık başarısızlıklar
yaşanır. Bu başarısızlıklar derhal örtbas edilir ve mazeretler üretiliverir. Zaten
etrafına öbek öbek kutuplaşmalar olmuştur. Yine yukarıda belirttiğimiz şartları
içeren bu öbeklerden en tehlikelisi, çok basit çıkarlarını temin için
oluşanlardır. Bunlar beş paralık menfaatleri için memleketi ateşe atmaktan
çekinmeyecek tiplerdir. Her an şak şak tutmaya, her an hataları kapatmaya, her
an yoldan çıkarmaya hazırdırlar.
Hatta göreve getirilen kişiyi elde tutmak için en adi
yöntemleri bile denerler. Tavlamak, piyazlamak, doyurmak, yetmez ise nefsani
arzuların giderilmesi yönünde bile yöntemler denerler. Hatta bunların
tespitlerini yapıp gelecekte şantaj için derin arşivlere atmayı bile ihmal
etmezler…
Karaman bu gün tam da bunları yaşıyor…
Nokta kadar tartışmaya mahal vermeden su katılmamış bir
örnek olan Bakan Sayın Lütfi Elvan’a bir çalışma arkadaşının arandığı günlerde,
Karaman Ak Parti teşkilatları maalesef çok da iç açıcı bir geçmişle bu günlere
gelmedi.
Bir gram edebi olan insanın bile yüzünü kızartacak
dedikodular havalarda uçuştu, çarpık maddi ilişkiler söz konusu edildi, Genel Merkez
şikâyet bombardımanlarına tutuldu, yerel basın büyük puntolarla cevabı
alınmamış sorular sordu.
Büyük bir ayıp ki, dedikodular makul ve mantıklı bir muhatap,
sorular da doğru bir cevap bulamadı. Bu mideleri ve kafaları daha da çok
bulandırdı. Yetmedi hakkında konuşulan kişiler, bir de etraflarındaki bu
muhtelif öbeklerin de çirkin destekleri ile kendilerinden olmayan herkese savaş
ilan etti. Söylentilere saldırı, iftira ve çirkin yöntemlerle cevap verme
yoluna gittiler. Bir kısmı yüz-göz olmamak için, bir kısmı edebinden, bir kısmı
da gerçekten korkusundan yol değiştirdi. Sustu. Ya da sadece buğuz etmekle
yetindi.
Bu günkü tablo da büyük pazarlık söylentilerini doğrular
nitelikte. Bu kadar pisliğin, kötü kokunun, çirkinliğin üstüne, hala büyük
pazarlığın senaryolarını uygulamaya bütün güçlerini kullananlar var. Çirkin
öbekler ve maalesef saflık ve aldatılmışlık içinde bulunan bir azınlık da bu
senaryoda “kötü adamın askerleri” olarak figüranlık yapmakta.
Sosyal Medya üzerinden İl Başkanı Sayın Nazmi Ünlüyü “tarafsızlık”
açıklaması yapmak zorunda bırakan da bu tablodur. İl Başkanı elbet tarafsız
olacaktır. Özellikle göreve ciddi bir güven kredisi ile başlayan ve bu güne
kadar sadece bir sefer yanlış adım atmış olan İl ve Merkez İlçe Başkanlarının
da bu tarafsızlık ilkesine uyduklarına güveniliyor. Ama o atılan tek yanlış
adımdan mıdır nedir, söylentiler ve çirkin senaryonun parçası olduklarına dair
dedikodular o kadar ayyuka çıktı ki bu açıklamayı yapmak zorunda kaldılar.
Bu bile Karaman’da Ak Partinin çizgiden çok şaştığını
gösterir. Acil bir toparlanma lazımdır.
Aday adayları içinde gerçekten son derece liyakatli ve bütün
bu oyunları bozacak, söylentileri sonlandıracak, dedikoduları çürütecek
insanlar vardır.
Güvenini sadece bir yanlış adımı ile zaafa uğratan ama
kaybetmeyen İl Teşkilatlarının, Karamanın baş tacı ve hamisi olarak güzel bir
örnek olan Bakan Sayın Elvan’ın kadrosuna seçilecek bir Milletvekili Adayı,
Karamandaki bu dağınıklığa bir son verecektir. Çizgiden çıkmış, vizyonunu
kaybetmeye yüz tutmuş son teşkilat seçimleri ile ciddi bir kredi ile işe
başlayan Karaman Teşkilatları için kurtuluş olacaktır. Güvenilir İl-İlçe
Teşkilatları, işleri yolunda yürüten Bir Belediye Başkanı ve Ankara’da
liyakatli, temiz iki Vekili ile özlenen Ak Parti Karaman oluşacaktır.
Dava mart ayında damlarda kedi kovalama davası değildir. Dava
tapeler, çirkin senaryolar için içilmiş and davası, beş paralık kişisel
menfaatler için partiyi satma, çizgiden çıkma davası değildir. Dava; ortaya
konulmuş olan ve bu güne kadar her türlü güçlüğe karşı rotasından sapmamış
Büyük Türkiye davasıdır. 1970 lerde bir ekibin müthiş bir birikim ve mücadele ile
bu günlere getirdiği, emperyalizmin en acımasız direncine rağmen yolunda yürüyen
bir davadır.
Bu davaya uygun adamlar aranmaktadır. Karaman damda kedi kovalamaktan
bıkmıştır.
Herkes aklını, fikrini, edebini ve haddini kontrol
etmelidir.
Gerçi; bu kararı eninde sonunda verecek olan terazisi
mükemmel olan bir beyin, iki dudak ve davayı mükemmel götüren bir fikirdir…
Ama yine de birilerinin iki de bir çıkıp siyasi ortamı,
mideleri ve kafaları bulandırıp toplumda çirkin tablolar sergilemesi hoş değil.









