Bayramlar Bayram Olmalı

Gerçek kurtuluş, toplum olarak, ümmet olarak yaşantımıza bir şekil verebilmektir.

17 Temmuz 2015 01:00

Her bayram öncesi müthiş güzellikte öneriler, telkinler ve tavsiyeler yapılır.

Küskünlükler dargınlıklar üzerine nutuklar atılır.

Ramazan Ayı için de öyle.

Ama bu söylemlerin arka planına baktığımızda, gördüğümüz manzara taban tabana zıttır.

Allah’ın rızası için tutulan bir orucun, ihya edilen mübarek bir ayın günlük yaşantıya yansımaları pek de iç açıcı değildir.

Kendimizi bir daha hesaba çekip, söylenilenler ile uygulamadaki davranışların ne kadar eşleştiğine bir bakmak gerekir.

Bu mübarek günlerde hata yapan bir akrabasının cezasına ortak ederek, ilk çocuğuna kavuşmak için gün sayan bir insanın, yalvarmalarına kulak asmadan işten atan bir mevki sahibinin, mevkiinde bulunduğu STK nın mangırları ile iftar düzenleyip medyatik olmasından sonra, acaba “bizlerin bayrama hakkımız var mı?” diye düşünmeden edemiyoruz.

Hakkında yapılan tek satırlık ve yüzde yüz bir haklı eleştiriye bile katlanamayıp, insanlara hizmet, memlekete yatırım ve geleceği inşa için bulunduğu makamın gücü ile sağa sola telefonlar ederek, tehditler savuran, şantajlar yapan, bu eleştiriyi haklı bulduğunu ifade eden devlet memurlarını bu mübarek günlerde, tayin, sürgün tehditleri ile huzursuz eden, ailesine acı veren şaşkınlar olduğu sürece, “bu bayrama ne kadar hakkımız var?” diye bir muhasebe yapmalıyız.

Bu kabil insanların yüzde yüz, su katılmamış haksızlıklarını tasdik ederek yine de o kişilere yağcılık yalakalık yapanların olduğu bir ortamda Bayram ne anlama gelir ki?

Örnekleri çoğaltmak mümkün… 

Huzur ve güven ortamındaki özgürlüğü kötüye kullanıp Ramazan Ayında alenen yiyip içenleri,

Orucunu bahane edip karşısındakine saygısızlık edenleri vs. gibi daha onlarca konuyu da sayabiliriz.

Ama eğer çok cüzi bir hak ediş arıyorsak elbette görüş açımıza bağlı olarak yüzlerce güzelliği de sayabiliriz.

Yardım kurumları ve kuruluşları bu ayda sessiz ve hummalı bir çalışma ile pek çok kapıyı çalıp, dert kaynayan tencerelere mutluluk doldurmayı başardılar.

Belediyemiz başta olmak üzere çeşitli kurum ve kuruluşlar, hayırseverlerin de desteği ile on binleri bir sofrada buluşturup, aynı anda dualarla iftar etmenin mutluluğunu yaşattılar. Bu hizmetleri için günde 4-5 saatlik uyku ile bir ay geçirenleri, çırpınıp, çabalayıp daha güzeli ve insana layık olanı yapmaya çalışanları yakından gördük tanıdık, tebrik ederiz. 

Her camimiz teravihlerde ve vakit namazlarında doldu taştı. Mukabeleler, hatimler güzel insanları bir araya getirdi.

Mahallelerde gizli yardım ve destek ekipleri kendiliğinden oluştu. Bunlar “nereye vereyim” diye hayır hasenat noktası arayanlar ile çaresizleri ve darda olanları buluşturdu.

Yılın en uzun ve en sıcak günlerine de denk gelmiş olsa bile insanlarımız sahur vaktinde ışıklarını karanlığı aydınlatırcasına yaktılar ve iftar anına kadar, soğuk sulardan lezzetli yiyeceklerden uzak kaldılar. Akşam ezanı ile birlikte tabakalarındaki bir kaşık aşı büyük bir heves ve heyecanla paylaştılar.

Bu yıl belki de binlerce çocuğumuz ilk oruçlarını tutma sabrını gösterip, büyüklerinden oruç satma parası almayı hak ettiler. Binlerce insanımız geçmişte olan yanlış ve kötü ameller için Yaratandan “AF” diledi. Bundan sonraki yaşantısı için kendisine yeni ve düzgün bir yol çizdi. Pek çok hevesli kardeşimiz Kur’an okumayı, namaz kılmayı ve İslam’ın şartları ile güzel ahlakını öğrenme fırsatı buldu.

Vs…

 Onlarca olumsuzluğa karşılık yüzlerce, binlerce güzellik da yaşandı. Bu güzelliklerin hatırına Bayramı yine de BAYRAM gibi kutlayalım.

Duamızı da eksik etmeyelim: “Allah’ım seni tanıyan, bilen ve inandığı konusunda beyanları olan şaşkınlara da Sen gerçek İslam’dan nasiplenmeyi, yaşantılarını bu doğrultuda düzene sokmayı ve SALİH kullarından olmayı nasip et. Onlara dünya nimetlerinin, mevki ve makamın Senin bir hediyen olduğunu, ancak doğru yolda kullanıldığı sürece bir anlamı olduğunu kalplerine nakşet. Baki Alemde onların bu şaşkınlıklarından dolayı çekecekleri ezalardan dolayı bizler de mahcup olacağız, kendimizi sorumlu hissedeceğiz, bizlere de o kardeşlerimizin güzelliklerini göster ve bizleri mutlu et. Onların KUL HAKKI’na tecavüz  etmelerine engel olmak üzere kalplerine güzellikler ihsan et…”

İslamiyet bir toplumsal kurallar bütünüdür. Fert olarak sorumluluklarımızdan çok daha fazlası toplum olarak bizlere emredilir ve önerilir.

“Ben gereğini yaptım kurtulurum” demek kurtuluş değildir.

Gerçek kurtuluş, toplum olarak, ümmet olarak yaşantımıza bir şekil verebilmektir.

Güzellikleri oluşturanlara minnet ve şükranlarımız, diğer kardeşlerimize de dualarımız ile birlikte; Kutsal bir hediye olan Bayramımızı sağlık, sıhhat, esenlik içinde kutlamak dileği ile Bayramınız Mübarek Olsun…

 
Bayram
Bu Haber 1939 defa okunmuştur.
 
Yorum Ekleyin