Bir Alkış Bazen Gelecektir
VEFA gösteren VEFA görür, TAKDİR edenin takdiri de bol olur… Vefası ve takdiri olan toplumların güzellikler üretmekteki kabiliyeti de çok olur…
Korkmayın alkışlayın…
Şakşakçılık, yağcılık, piyazcılık ve yalakalık sayılmaz…
Hem de güçlü bir şekilde alkışlayın.
Bir surette KMÜ ye gelip de Türkiye, Avrupa ve Dünya
şampiyonasında derece alanları alkışlayın…
TRT de birkaç gün ara ile solo programlarda büyük bir başarı
ile harika yorumlar yapan Karamanlı kızımızı alkışlayın…
Çeşitli kulüplerden olup da Hocasının ve Kendisinin
gayretleri ile sporda büyük başarı gösteren gençlerimizi alkışlayın.
Kişisel gayretlerle Başkentte, ya da İstanbul, İzmir,
Antalya ya da Mersinde, Karaman adını duyuran faaliyetler yapan kardeşlerimizi
alkışlayın…
Bilimsel yarışmalara girip de derece alan eğitim çağındaki
gencecik evlatlarımızı alkışlayın…
Toplumun meleklerini bir yere toplayıp canhıraş bir caba ve
dağlar kadar gönül ile onlara hizmet eden, çok değerli eserler ürettiren,
sergilerle bunları gönül zenginliğimize armağan eden Hocalarımızı alkışlayın…
Destek yerine vurulan köstekleri kırıp sanatsal
etkinliklerle salonlarda izdiham oluşturan isimsiz, gönüllüleri alkışlayın…
Gizli gizli koleksiyonlar yapan, basit de olsa icatlara imza
atan kenarda köşede kalmış hemşerilerimizi alkışlayın…
Güfteleri çok sık aralıklarla değerli bestekârlar tarafından
bestelenen şairlerimizi alkışlayın…
Gecesini gündüzüne katarak kâğıt ve mürekkepten teşekkül
eden ve geleceğe hazine değerinde bilgiler aktaran kitapları yazan, yazarlar
derneğinin bile tanımadığı, selam bile vermediği, yazarlarımızı alkışlayın…
Resmi ve bürokratik tüm engelleri aşıp, devlerle savaşıp,
her türlü riski ve sıkıntıyı göze alıp, binlere iş, aş temin eden, Karamana
katma değer katan, ihracat girdisi sağlayan, milli ekonomiye damga vuran ve
Türkiye’nin büyükleri arasında yer alan sanayicimizi alkışlayın.
Kazancı ile kültüre ve sosyal yaşama katkı sağlayan,
tüccarımızı sanayicimizi ve iş adamımızı alkışlayın…
Sık sık ulusal yarışmalarda derecelere giren hafızlarımızı
alkışlayın…
Yurtdışında bir yandan haçlının kahrına karşı dik duruşu ile
kendini ezdirmeyen, bir yandan da Ülkesini ve özelde Karamanı tanıtmak,
sevdirmek için çırpınan gurbetçimizi alkışlayın…
Her türlü yanlışı tespit edip, gündeme getiren ve bu
yanlışlara karşı çözüm önerileri üreten fikir adamlarını alkışlayın…
Devletin yardım ve desteğini alamayıp tamamen kendi
olanakları ile Dünya çapında ses getirecek tarihi, folklorik ve arkeolojik
araştırmalar yapan gönüllü kahramanları alkışlayın…
Her türlü baskı, yıldırma, tehdit, şantaj, sindirme,
yıldırma ve engellere rağmen doğruları söylemekten asla vazgeçmeyen
aydınlarımızı alkışlayın…
Bir kısmı Ebedi Âleme göç etmiş, bir kısmı da kenarda köşede
hatırlanmayı bekleyen sanatçı, siyasetçi, şair, edebiyatçı, bestekâr, bürokrat,
sporcu ve devlet adamını alkışlayın…
KORKMAYIN alkışlamaktan. Alkışlamak sizi küçültmez
devleştirir. Vicdanınızın karanlığına gömdüğünüz takdir duygularının açığa
çıkması ile karanlık vicdanlarınız aydınlanır. Onları mutlu etmek sizi birkaç kat
daha mutlu eder…
Bu kadim şehre yapılan gereksiz, hadsiz ve mesnetsiz
ithamları yok eder. Şehre değer katar. Bu şehirde yaşayan bizler de o oranda
değerleniriz.
Yok olan kültürümüz son bir hamle ile doğrulur. Haçlının
emperyalist baskıları ile yok olan değerlerimiz yeniden filizlenir.
Yeni nesiller VEFA kelimesi ile tanışır. TAKDİR edilmeyi
öğrenir ve takdir edilecek güzellikleri üretmeye talip olur.
Sayın Karaman Valisi, Belediye Başkanı, Kent Konsey Başkanı,
İl genel Meclis Başkanı, Kültür Müdürü, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı, Esnaf
ve Sanatkârlar Odaları Birlik Başkanı, Ticaret Borsası Başkanı; rutin
görevlerinizi başarı ile yerine getirseniz bile Karamanın tarihi, kültürel,
ekonomik ve türistik değerlerine sahip çıkmamak, özellikle de Karaman’a değer
katanlara sahip çıkmamak bir eksiklik değil midir?
Bu konularda bir sorumluluğunuz belki görünmüyor ama ince
ayarlı bir bakış açısı ile hem de çok var. Sizler örnek olmalı ve bu tür
yaklaşımla oluşturulacak etkinlikleri kurumsallaştırıp geleceğe taşımalısınız.
Yapmazsanız, kurumunuzun teftiş ve denetleme ile sorumlu
birimleri tutanaklara olumsuz bir şey elbette yazmaz. Ama kamu vicdanı bunları
geçmişten bu yana yazıp geliyor. Şu anda da yazıyor ve hep de yazacak.
VEFA gösteren VEFA görür, TAKDİR edenin takdiri de bol olur…
Vefası ve takdiri olan toplumların güzellikler üretmekteki kabiliyeti de çok
olur…









