Bürokratik Engeller

Karaman yakaladığı kalkınmışlık rüzgârını çok da iyi kullanamıyor. Son on yıldır bakanlar çıkaran, liyakatli milletvekilleri tarafından temsil edilen Karaman ne yazık ki genel kalkınmanın altında bir performans sergiliyor Öncelikle Karamanın ekonomik yapısından hareket etmek lazım.

29 Ekim 2013 00:56

Karaman yakaladığı kalkınmışlık rüzgârını çok da iyi kullanamıyor.

Son on yıldır bakanlar çıkaran, liyakatli milletvekilleri tarafından temsil edilen Karaman ne yazık ki genel kalkınmanın altında bir performans sergiliyor

Öncelikle Karamanın ekonomik yapısından hareket etmek lazım.

Karaman temelde bir tarım bölgesi. Karaman Ovası küçük ülkelerin tarım alanlarından daha fazlasını barındırıyor. Üstelik günümüzde en önemli değer gıda olmaya başladı.

Bir avuç toprakta tarımın en üst seviyelerine çıkan Avrupa ülkeleri artık artan nüfuslarını besleyemez hale geldiler. Daha çok insan gücü isteyen tarımsal üretimlerden de uzak durmaya başladılar.

Dünyanın en verimli bölgesinde bulunan Türkiye için tarım ne kadar önemli ise, Karaman gibi zengin topraklara sahip bir bölge için kat be kat önemlidir.

Tarımın topraktan sonra tek ihtiyacı sudur. Yıllarca vahşi sulama yöntemleri ile heba olan suları kayıtsızca seyreden yöneticiler birden su perisi oluverdiler ve kotalar, yasaklamalar başladı. Geçen geçmiştir, ancak çiftçinin de kaliteli ürünü en verimli şekilde yetiştirmesi için suya ihtiyacı vardır.

Barajlar iklim şartlarına göre risk taşımakta, yer altı suları tükenmek üzeredir. Asrın projesi olarak sunulan Mavi Tünel ve KOP projeleri ise işin büyüklüğü nedeni ile yavaş seyretmektedir.

Tüm bunlardan önce de tarım kültürüne yön verecek yerel kuruluşlar maalesef yok.

İkili görüşmelerimizde gördük ki; Karaman Milletvekilleri de aynı görüş ve düşüncedeler. Çabaları da bu yönde.

Acilen tüm topraklarımızın kapalı devre sulama sistemlerine kavuşmaya ihtiyacı vardır. Tüm ovanın toprak analizleri yapılarak, iklim şartları ve toprağına uygun ürün yelpazesi genişletilmelidir. Modern tarım teknikleri konusuna üreticiler uyarılmalı bilinçlendirilmelidir. Organize Hayvancılık Sitesi bir an önce hayata geçirilmelidir.

Diğer taraftan kişisel girişimleri ile üreten ve istihdam sağlayan bir gıda sanayimiz var. Onların da sorunları bir vur bin ah işit cinsinden. En önemli sorunları ise; nitelikli işçi, ulaşım, teşvikler ve bürokratik destek.

Her iki konu için de gerek Hükümet ve gerekse Meclisteki temsilcilerimiz ciddi çalışma içindeler. Fakat işler kaplumbağa hızı ile gidiyor. Karaman-Konya-Mersin hattının Türkiye’nin 2. Yatırım Cazibe Merkezi olması bu kadrolarla mümkün görünmüyor. Milletvekili Sayın Elvan tarafından açıklanan Lojistik Merkez de tıpkı tarafımızdan ortaya atılan ama bürokratların “İş yapma sorun ve problem de çıkmasın” mantığına takılan Organize Hayvancılık Sitesi gibi dumura uğrayacaktır.

Sorun bürokratik işleyişte takılıp kalıyor. Bürokrasi yıllardır üzerine kâbus gibi çöken hantallıktan bir türlü kurtulamadı. Bir zamanların temel düsturu “İş yapma sorun ve problem de çıkmaz” görüşü hala hâkim.

Tüm bunların yanı sıra yerel rol sahipleri de hiç sahneye çıkmamakta kararlılar. STK lar ve özellikle Akademik kesim, yani KMÜ adeta bir örtü altında gizlenmekte. Üstelik KMÜ yıllardır Üniversite yönetimini ve kadrolarını dahi yerli yerine oturtup da önünü görür hale bile gelemedi.

Geçtiğimiz günlerde bir Gazetemiz Meydan için çok değerli bir roportaj veren Sayın Lütfi Elvanı’ın da bürokratik kesimdeki bu hantallık konusunda aynı kanaatte olduğunu gördük. Bu bizi daha da düşündürdü.

Devlet bir hizmet kurumudur. Devlete hizmet edenler de bu hizmeti üretmekle mükellef kişiler. Ancak devlet adamlığını bir İŞ bir MESLEK olarak görmek yanlışı topluma çok zarar vermektedir. Boşalan bir mevkie bin bir hevesle saldıran, geçmişinde de gerçekten bir nebze güzel değerler barındıranların, daha birkaç ay geçmeden düzene ayak uyduruverip de hizmetten başka her türlü icraatı sergilediklerini görmek bizleri üzüyor. Başarısızlığın sonucu görevden alınmalarla da soluğu mahkemelerde alıyorlar. Ver elini mahkemeler, münazaralar, tartışmalar, kısır çekişmeler. Bir kişinin keyfiyeti sonucu olan Karaman ve Karamanlıya oluyor

Merkezi yönetim yüzyıllardır ilk defa hamleler yaparak olumlu şeyler yapmaya çalışıyor. Bu hamlelerin yereldeki uygulayıcıları merkezi idareye ayak uydurmaz ise o zaman yerel güçler devreye girmeli ve sesini yükseltmelidir.

Karaman için kaybedecek zaman yok. Gelecek günlerin daha ferah, gelecek nesillerin daha mutlu, Karamanın her türlü değerinin daha da artmasını istiyorsak otokontrol sistemlerini derhal devreye sokmalıyız. 40 saatlik bir haftalık mesaisinde Devletin onca imkânından yararlanıp padişahlar gibi yaşayıp, aybaşında çocuklarına helal yedirmesi gereken maaşını peşin alanların ortaya koydukları birkaç saatlik verim olmamalıdır.

Karaman bürokrasisinde acil ve köklü düzenlemelere ihtiyaç vardır.   Karamanda mevcut işleyişte zaten ciddi sorunlar vardır. Bu sorunları çözemeyen bir ekibin yeni yatırım ve yeni projelere katkısı ne kadar olabilir ki?

Tek tük de olsa başarı grafiği yüksek bürokratlar da maalesef yıldırılmakta, kandırılmakta ve düzene ayak uydurmaya zorlanmaktadır. Bazıları da siteme alışmış alt kademedekiler tarafından pasif hale getirilmekte, bıktırılmaktadır. Kişisel istek ve çıkarcıların acımasız baskıları da bunlara eklenince başarılı bürokrat bir anda günah keçisine dönüşüvermektedir.

Mesele kişilerle ilgili değil, bir ortam meselesidir. Siyasetçisi, Bürokratı, STK lar, Şehrin Fikir Adamları ve özellikle de Kamuoyu bu konuda bir an önce tek yumruk olmalı ve balık denizinden Karaman adına daha fazla pay almalıyız.
 
bürokrasi engel başarı siyaset
Bu Haber 1628 defa okunmuştur.
 
Yorum Ekleyin