Çabaya Katkı Vebali
Gün Türkiyeyi ateş çemberinden çıkaracak çabaya katkı koyma günüdür.
Cumhuriyet Tarihinin en kritik günleri yaşanıyor.
Ulusal ve uluslararası konuları, tüm kamuoyu olarak yakından
takip ediyoruz.
7 Haziran seçimlerinin yenilenmesi de tam bu kritik günlere
denk geldi.
Gün çok itidalli olma günüdür.
Özelimiz Karaman siyaseti için de önemli bir gün geride
kaldı ve 1 Kasım yenileme seçimleri için adayalar açıklandı.
Aşırı bir heyecan ve ilginin olmaması doğal. Çünkü genel
konuların gündemdeki yeri çok daha ağır. Ayrıca zaten nerdeyse sonucu belli bir
seçim beklentisi var 1 Kasım için.
Karaman siyasetinin en uzun soluklu isimlerinden Sayın Mevlüt
Akgün’ün 3. Dönemini tamamlayıp köşesine çekilmesinden sonra Karaman için büyük
bir siyasi kazanım olan Sayın Elvan Mersin’den aday gösterildi. Klasik
siyasetten uzak yapısı ile Antalya’daki başarıyı orada da göstereceğinden
eminiz.
Gönül yine de Sayın Lütfi Elvan’ı Karaman’da ve özellikle
Recep Konuk ile kol kola mecliste görmek isterdi. O zaman şunu çok rahat ifade
edebilirdik: “Karaman Meclisin en liyakatli ve en güçlü isimleri ile temsil
ediliyor” Ama genel siyasette yol çizenlerin çözmesi gereken pek çok sorunları
vardır elbet böylesi uygundur.
Ancak o tablonun tek olumsuz tarafı da küçük bir il den 2
bakan olmasının zayıf ihtimal oluşu olurdu. Zira Ulaştırma, Denizcilik ve
Haberleşme Bakanlığı görevi veya eşdeğeri ile Sayın Elvan’dan, Tarım Bakanlığı
ile de Sayın Konuk’tan beklentilerimiz var.
Genel Merkezde Kongre sonrası ciddi bir revizyon geçiren Ak
Parti üst yönetimi bu kadar kısa bir sürede böylesi ağır bir görevle karşı
karşıya kaldı. Elbet bizim Karaman haritası büyüklüğündeki görüşlerimiz Türkiye
Haritasında küçük bir yer işgal ediyor ve dengeler hakkındaki bilgimiz binde
birler seviyesindedir.
Bu görüntü Karaman özelinde seçim sandığına nasıl yansır
sorusu şu an cevabı kestirilemeyecek kadar muamma. Geçen seçimlerde zaman
darlığı nedeni ile kendilerini tanıtma konusunda fırsat bulamayan adaylar bu
seçimde süreyi katlamanın rahatlığı ile puanı arttırabilecekleri mi?
“Karamanın kapasitesi
belli, üç aşağı beş yukarı değişmeyecek. Bu nedenle biz özel işlerimize bakalım”
düşüncesi ile teşkilatlar yine zayıf mı kalacak. Başbakanın “Karamandan yüzde 80 leri bekliyoruz”
hedefine rağmen taban sayılabilecek bir oy oranında mı kalacak Karaman? Taşrada
Karaman ve benzeri ölçeklerden birkaç puan az alınan oy genel yekûn içinde
tekrar kritik bir kayba mı sebep olacak.
Bu seçimlerde Ak Parti Karaman’da kazanmaya değil rekor oy
almaya çaba göstermelidir.
Olan olmuş nedeni bizce malum olan biçimde listenin ikinci
sırası zayıf halka olarak da olsa açıklanmıştır. Yapacak bir şey yoktur. Çok
kuvvetli olan birinci halka yani Recep Konuk merkezli ve çok güçlü bir kampanya
bugünden başlamalıdır.
Bir elinde kılıç bir elinde kama olumlu - olumsuz her lafa
hazımsız tepkiler koyan yönetim de: “7
Haziran anketlerinin bile altında kaldık. Belki 2-0 kazandık ama Karaman
görüntüsündeki oyu alamadık. Sebepleri neler. Bunları derhal bertaraf ederek
3-5 artı puanı nasıl sağlarız. İlk seçilmenin baş döngünlüğü içinde olan 2. Sıra
adayın kısa süren vekilliğindeki zafiyetleri konusunda kendisini nasıl ikaz
eder ve yön veririz. Bunları yapmazsak bu seçimleri yine de 2-0 kazanırız ama birkaç
puan daha yüksek olan yüzdelik dilimi avcumuzun içindeyken kaçar. Belki de birkaç
puan da geriler. Bu kaçaklar yurt çapında olunca, bu ateşten gömlek günlerde
büyük sıkıntılar oluşur. Bu da bizim için bir görevden öte vebaldir. Bu vebalin
altında kalmamalıyız” diye düşünmelidirler.
Bir inat uğruna oylarını şeytana satıp da akıllananların çoğunlukta
olduğunu görüyor şahit oluyoruz. Bu seçimde taşlar yerine oturacaktır.
Ancak adaylık süresince tevazu, nezaket ve liyakati elden
bırakmayıp, seçilir seçilmez, bir de erken seçim gündeme geliverince başı dönen
2. Sıra adayı da ilk seçimdeki kararlılığını göstermelidir.
Birinci sıra adayı ile ilgili zaten hiç bir sıkıntı
gözlenmiyor. Yeter ki teşkilat bir önceki seçimde olduğu gibi yan gelip
yatmasın ve adayları yalnız bırakmasın, yeter ki 2. Sıra adayı ilaçlı ya da ilaçsız
sakinleşip kendi öz kimliğine dönerek canla başla çalışsın.
Bu Türkiye’nin hata yapma şansı olmadığı gibi Karamanın bu
hatada yer alma şansı hiç yoktur. Seçimde hak edilen alınmalıdır.
Bu ise sempati, iyi niyet, tevazu, samimiyet, çok çalışmak,
azimli ve kararlı olmak, amacı güzel anlatmak, bugünkü Dünya içindeki Türkiye’nin
konumunu iyi anlatmak, ama mutlaka ve mutlaka saygılı olmakla başarılır.
İnsan başarısızlık sonucu kontrolü kaybedip faşistleşebilir.
Ya da bir anda yükselince başı döner ve bilinçaltı dürtüleri ile
kabadayılaşabilir.
Bunlar geçmişte kaldı.
Gün Türkiyeyi ateş çemberinden çıkaracak çabaya katkı koyma
günüdür.









