Edep Ya Hu: Karaman Hak Etmiyor
Karaman iğrenç bir suçun işlenmesi ile günlerdir saldırı altındadır. Evet. Karaman saldırı altındadır. Bir suç işlenmiş adalete sevk edilmiş, adalet mekanizması kusursuz işletilerek yargıya taşınmış, muhtemelen çok kısa bir sürede gereken en ağır cezayı alacaktır.
Tarih boyunca çok çirkin insanlar çok çirkin suçlar
işlemişlerdir.
Bu suçları daha da çirkinleştiren masum ve korunmaya muhtaç
canlılara karşı işlenmiş olmasıdır. Bir kedi yavrusuna işkence eden, yaşlı bir
insana kötü davranan kişileri görünce galeyana gelir toplum.
Bir zamanlar Uzakdoğu’da, Orta Asya’da, Afrika’da Batı tarafından
mazlumlara yapılan kıyım ve katliamlar gibi.
Günümüzde Irak, Suriye gibi ülkelerde sivillere yapılanlar
gibi.
Karaman iğrenç bir suçun işlenmesi ile günlerdir saldırı
altındadır.
Evet. Karaman saldırı altındadır.
Bir suç işlenmiş adalete sevk edilmiş, adalet mekanizması kusursuz işletilerek
yargıya taşınmış, muhtemelen çok kısa bir sürede gereken en ağır cezayı
alacaktır.
Toplumun bu denli infiali de
belki işlediği suç ile orantılı bir cezanın TCK da yer almamasıdır. Tıpkı on
binlerce kişinin katillerine uygulanan ve hafif kalan cezalar gibi.
Ama acımasızlık öylesine ayyuka
çıktı ki, bu suçu bahane ederek binlerce insanlık suçu da işleniyor.
Parlayan bir yıldız olarak
Karaman, bu suç bahane edilerek dillere dolandı ve kentte yaşayan 140, toplamda
milyonları bulan Karamanlıların aşağılanması yoluna gidildi.
Daha kısa bir süre önce işlenen
bir taciz cinayetindeki yaklaşım nedense Karaman olayında gösterilmedi. O
olayda bir adi suçlu vardı. Hedef her zaman o oldu. Ne şehri, ne mesleği, ne
meslektaşları, ne bağlı bulunduğu odalar dernekler işin içine sokulmayarak
güzel bir duyarlılık gösterildi.
Ama bu olayda sallamakla
yıkamadıkları iktidarı, siyasi gücü, dini inançları, bir yıldız gibi parlayan
Karamanı mahvetmek isteyen herkes, çok ama çok çirkinleşti.
Olaya karıştırılan dernek, vakıf
ve sendikaları hiç tanımayanlar, o sendikada mükemmel kişilikte insanların
olduğunu bilmeyenler, fırsat bu fırsattır diye acımasız ve haksız bir saldırıya
geçtiler.
Fani ömrümüzde tanıdığımız
muhterem, seviyeli, her hali ile örnek olabilecek öylesine insanlar var ki
bahsedilen kurumlarda. Bunların bu güne kadar öylesine takdir edilecek hizmet
ve değerleri var ki…
Ama hep söyledik, hep
hatırlattık, hep ikaz ettik ki, kim olursanız olun, mevki hastalığına tutulup
da makam sarhoşu olmayın.
Bu tür kurumlara getirilebilecek
eleştiri belki bu ve bazı noktalardan olabilir.
Aşırı bir siyasi baskının hakim
olduğu, çorbaların tuzuna kadar sirayet etmiş siyasi yetersizlik, oluşturulan
katı siyasi kast sistemi, yanlışlarını görmekten uzak, gösterildiği zaman da
faşist tepkilerle ellerindeki tüm gücü fütursuzca kullanan siyasilerin
oluşturdukları korku, kaos ve fetret ortamı belli başlı bir sebeptir.
Üstelik iktidar partisinin genel
merkezine bu konuda yüzlerce bilgi ve rapor gittiği halde bu konuya duyarsız
kalıp yereldekilere gizli bir güç kazandıran AK Parti Genel Merkezinin suçu
belki yereldekilerden de fazladır.
Tüm bu açıkları yakalayan siyasi
muhalifler, münafıklar ve her fırsatta İslam’a saldırmayı alışkanlık haline
getirenler, kişisel bir suç için bu STK ları ve siyasileri dahil etmekten
çekinmediler. Hatta daha ileri giderek tarihin en şanlı, en aydınlık, en medeni
şehirlerinden birisi olan Türk Dünyası Kültür Başkenti Karaman’ı ve sayıları
milyonu bulan Karamanlıları rencide etmekten, üzmekten, kırmaktan çekinmediler.
Bu kötü şahsiyetin işlediği olay
dünyanın en çirkin suçudur ve gereken cezayı en ağırlaştırılmış biçimde
almalıdır. Peki, bu kişisel suçu bahane ederek, binleri temsil eden STK ları ve
genelde Karaman ve Karamanlıyı saldırı tahtası haline getirmeye kimin ne hakkı
vardır. Bu davranış en hoşgörülü yaklaşımla bile bir suç değil midir?
Haydi, birileri bir kampanya
şeklinde bu saldırılara başladı ve yapıyor, ya bunlara çanak tutan destek veren
ve aslında kendisini şer çukuruna itenlere ne demeli. Bu şaşkınlık o
saldırganlara güç vermekte, haklılık kazandırmaktadır. Dozajı da her an
arttırmakta sakınca görmüyorlar.
Suç vardır. Adalet en hassas
biçimde mekanizmasını işletmiş, yargı süreci başlamıştır. Yasalardaki hakkı
olan cezayı mutlaka alacaktır. Bu cezaya müstehaktır. Hatta TCK da bulunmayan
daha ağır cezaları alması konusunda vicdanlardan talep vardır.
Ama Karaman, Karamanlı, temizlik
ve muhteremliklerinden dolayı böylesi bir şerefsizliğin olabileceğini
akıllarına getirmeyen, düşünemeyen hayal bile edemeyen çok değerli hizmetlere
ve kişilere sahip STK lara uygulanan bu sosyal linç uygulaması neyin nesidir?
Yapmayın, suç işliyorsunuz.
Yapanlara uymayın, destek
vermeyin, alet olmayın intihar ediyorsunuz…









