Gımıldanıverin ACCIK
Ne bu MEYDAN?
Muamma yani…
Her şey meydanda demek mi, her şey meydana çıkacak demek mi?
Meydanda sergilenecek de olabilir, meydana davet edilecek
de.
Meydanda tartışılacak da olabilir, meydanda duyurulacak da.
Meydan kadar geniş, meydan kadar rahat, aydınlık demek mi?
Yaşayacağız göreceğiz. Meydana çıkar elbet gelecekte.
Ama ne olursa olsun en azından her şey meydanda. Gizli
kapaklı, eftirik püftürük değil.
Garaman basını gımıldanıverin gari… Garaman Basın Meydanında
Meydana da yer açın.
Safları sıklaştırırsak, yağlı olanlar aradan fırtlar çıkar
kurtulur KARAMAN…
Polis Fahri mi?
Yeni bir uygulama başladı: Fahri Polis.
Fahri Bakkal, polis falan olmadı. Vatandaşlar arasından.
verilen eğitim sonucu polis ile aynı ceza ve denetleme yetkisine sahip kişiler
artık trafik polisi olarak görev yapacak.
Karar artan araç sayısı ve kamu personelindeki yetersizlik
nedeni ile alındı ve uygulanıyor.
Zaman içinde verilen eğitimin yeterliliği ve seçilen
kişilerdeki tarafsızlık bu uygulamanın başarısını gösterecek.
Bu uygulamadan hareketle fahri olarak doldurulacak ya da
fahri oldukları için boşaltılacak o kadar çok görev var ki.
Karaman’da Kamu yönetim birimlerinin pek çoğu, nerdeyse boş
ya da yarı doluluk oranına sahip. Oralara da Fahri adı altında görevlendirme
yapılsa fena olmayacak. Aynı yetki ve sorumlulukta. Hem orayı resmi
dolduranlardan da iyi yaparlar.
“İlimizde de yöneticiler var ve tüm kadrolar liyakatli
kişilerle dolu” deriz o zaman…
***
Yok, yanlış da anlaşılmayalım isterseniz. Karaman Emniyet
teşkilatı kadroları açısından çok şanslıdır. Onlar da Karaman gibi bir yerde
görev yaptıklarından şanslıdırlar.
Ancak son günlerde bir fısıltı bir fısıltı. Emniyet
Müdürleri kararnamesinde Karaman var mı, yok mu?
Var/yok, olabilir/olmayabilir, olmamalı/olmalı… Bir
komedidir gidiyor.
Sanki bu durum Lütfi Sönmezin de pek umurunda.
O, lise talebesi coşkusu ve eksik olmayan tebessümü ile
sabah akşam koşarcasına işinin başında.
Dilinde de bir türkü vardır herhalde: Umrumda değil…
***
Tabi bir de doluluk fazlası makam ve mevkiler var. Bir
koltukta 3 kişilik oturanlar, yediğinden harcamadığı için ayda bir koltuğu
hurdaya ayıranlar, “Devletten yasa, kiremitten fırında kasa, ver Allah’ım ver,
senin kulun her bulduğu şeyi yer Allah’ım” türküsü çalarak yönetilen sivil
kurum ve kuruluşlar da olabilir bu memlekette. 30 yıl meslek icra eden
kimselere selam dahil bir zerre katkı vermeyen, bir saç teli kadar fayda
sağlamayan ve devletin Deli DUMRULLARI olan eften püften, protokol işgalcileri
de var.
Onlara da bir çözüm bulmalı. Onlar tarihin karanlık
çağlarından beri zaten fahri olarak o görevdeler. Ağa babaları da DEVLET…
Bırakın meslek sahiplerini birilerine yoldurmayı. Adamlar
evlerine ekmek parası götürsünler. FAHRİ Dumrullara yedirdiklerini kıt kanat
geçindirdikleri çoluk çocuğuna yedirsinler.
 
Toplum,
fikir,
örgüt,
sosyoloji,
karaman