Karaman'da 1 Kasım
An itibarı ile manzara budur. Bizlere 60 ve 80 i hatırlattığı için kelimeden tiksinsek de KARAMAN’da tüm siyasi oluşumlar için bir İHTİLAL elzemdir…
Siyaset çok ince bir sanat.
Bunu başaranlar var. Çok iyi halledenler.
Başarı için her yol mubahtır mantığı ile her türlü
namussuzluğu, şerefsizliği entrika ve Bizans oyununu en ince detayına kadar
uygulayıp BAŞARI (!) elde edebiliyor. Sonra da gelsin vurgunlar, gelsin
tanrısal havalar, ayakta kalabilmek için yeni oyunlar, entrikalar…
İşin bir de oy ile seçilenler tarafı var:
Kendisini tanıtmak, yapacaklarını anlatmak, geçmişindeki
güzelliklerden örneklerle gelecekte güven sağlamak.
Guruplar kapı kapı gezip oy toplamaya çalışıyor. Özellikle
önümüzdeki 1 Kasım gibi seçimlerde bir oya dahi ihtiyaç vardır. 7 Haziranda da
öyleydi.
Hala sanal ortamda makalelerimiz durur. Hatta 5 paralık
adamlar için 15 liralık methiyeler bile düzdük. Seçimden hemen sonra 5 paralık
sandığımız değerinin gavur parası ile bile 5 para etmediğini ıspatta gecikmedi.
Teşkilatlar desen yan gelip nargile keyfi yaparcasına
seyirci kaldılar. Bu ortamdan nasıl çıkar sağlarız mantığı mı hâkim oldu
bilinmez, gelecek büyük başarıyı erken kutlamak için şampanyaları buza yatırıp
havyar stokladılar.
Sonrası malum. Başbakan yüzde 80 istedi, 70 e yakın oyun
alınacağı bir tablo vardı, ama oylar taban yaptı. Hazır kutlama malzemesi
varken pişkinlikle “Oh. 2-0 kazandık” pişkinliği ile sahte kutlamalar yine
yapıldı suçlar örtbas edilmeye çalışıldı.
5 puan Karaman 3 - 5 -7 puan başka yerler derken siyasi kriz
patladı.
Bu gün tablo yine aynı.
Üstelik bu dönem sadece iktidar partisinde değil,
muhalefette de aynı manzaralar ortada.
Sanki oy istemek, seçim propagandası yapmak için sahada
değiller.
Bir gurup bir bölgeyi gezerken arkalarından bıyık altı
gülünüyorsa, alay ediliyorsa bu bir göstergedir.
“Gezecek kimse bulamadı da bu falancayla mı oy istiyor” lafı
ediliyorsa bu bir göstergedir. (Arkadaşını söyle…)
Haksızlık usulsüzlük ve sahtekârlıkla insanların gözyaşını
dökenlerle bir arada geziyorsa ve bu gurubu görenler buğuz ederek yol
değiştiriyor, dükkânından kaçıyorsa bu bir göstergedir.
Gezilerde proje, yatırım, sorun ve bunların çözümleri yerine
geyik yapılıyorsa, gündeme getirilen sorunlar not alınmak yerine, sorunu
gündeme getirene 3-5 kişi aynı anda hücum ederek yalan yanlış şeyler ile onu
susturmaya çalışıyorsa bu bir göstergedir.
Karamanın onlarca sorunu dağ gibi yığılı dururken, Türkiye
ve Dünya siyaseti için ahkâm kesenler bir göstergedir.
Beraber gezdikleri gelecekte ekip olacağı imajı veriyor ve o
ekipte güvensiz, sırtını bir yerlere dayayıp da “BEN” egosundan başka bir
taptığı olmayanlar olduğu söyleniyorsa bu bir göstergedir.
Sormadan sadece piyaz yapıp, kendini beğenmişlik havası
içinde konuşanlar ve not almayanlar bir göstergedir.
Seçim çalışması yapan ekibin süper lüks ortamlarda
görüntülerinin paylaşıldığı fotoğraf ve vidolar, asgari ücretin açlık sınırının
yarısında, gelir dağılımı dengesizliğinin yüzde 95 olduğu bir ülkede insanlar
üzerinde nefret ve tiksinti uyandırması bir göstergedir.
Basında çıkan haberler sadece “gezdi, ziyaret etti, coşkuyla
karşılandı, kucaklaştı” benzeri ifadeler içeriyor da, o ziyarette bahsedilen
çözümler, öneriler, planlar, projeler ve yatırımlarla ilgili tek kelime
geçmiyorsa, okuyanların başlıktan daha ileriye gitmedikleri bir çerçeve varsa
bu bir göstergedir.
Sadece adını bilip 10 fotoğraf içinden bile teşhis edilemeyecek
kadar tanınmayan, bilinmeyen kişilerin genel merkezdeki görevleri sayesinde,
hak edenlerin ayağını kaydırıp aday olmasına, parti teşkilatı yönetiminden bile
diş bileyenler varsa bu bir göstergedir.
Geleneksel değerlerimizi bir yana itip Amerikan taktiği propaganda
yöntemleri deneyenler bir göstergedir.
İsim telaffuz adetimiz değildir ama bir haklılığı tespit
için söylemez isek vebal alırız. Yukardaki yanlışların bazılarını yapan Sayın Konuk,
yatırım ve çözümler konusunda sık sık fikirler üretiyor. Sadece etrafındaki MALUM
kılavuzları nedeni ile bunlarda nüans hatası olsa bile, çok olumlu bir çizgi
çiziyor. Hatta ne kadar ağır olursa olsun 2. Sıradaki adayı da sırtında
taşımaktan, yönetimin zafiyetlerini örtbas etmekten de gocunmuyor.
Bu tablolara bakınca Karaman seçim sonuçlarını
değerlendirmek bir hayli güç.
Her seçinde olduğu gibi yüzde 1,5 luklar da birini
garantiledik deseler de 7 Haziran aynen tezahür edecek gibi.
Aynı tabloda ısrar eden ve Genel Merkez gücüne Sayın Konuk’un
çabalarını tuz biber eden Karaman teşkilatları sayesinde, Ak Parti oyları
beklenen artışı gösteremeyebilir.
Muhalefet desen tam bir kargaşa ve muamma. MHP de adını ilk
defa duyduğu adaya değil de sadece “Ölsem de MHP liyim” mantığı için oy verenlerin
üzerine bir oy artışı olur mu bilinmez.
CHP için fazla söze hacet yok. Adında HALK kelimesi geçse de
HALKÇI lık ilkesini uhdesinde barındırsa da “tek atlıya selam vermeyecek kadar”
burjuvazi bir düzenden kurtulmadıkları ortada.
Tüm bu değerlendirmeler ışığında 1 Kasım seçimleri Karaman
için aynı filmin tekrar seyredilmesi ve ciddi bir çözümsüzlük sürecinin,
Karaman için KARA günlerin başlangıcı olacaktır.
Bir sonuç elde edemeyen muhalefet kadercilik anlayışı ile
teselli bulurken, 2 sıra adayını 2. Defa aday gösterme vaadi ile kafesleyen
Karaman Siyasi Tröstü, bu taktik uzmanlığı ile ve bu konudaki engin deneyimleri
ile, çok kısa bir sürede kısmen kafesledikleri Sayın Konuk’u da avuç içine
aldılar mı işlem tamam.
Belediye deseniz kapsama alanı dışında, uzun zamandır bir
çaydanlık gibi kendi haline kaynamakta. Seçimlerden sonra tehlikeli bir taşma
beklenmesi doğaldır.
Sayın Elvan ve Sayın Akgül’ün yokluğu ile ortaya çıkan
Karaman – Ankara bağ kopukluğu da yerel teşkilatın işine yarayacağından gelsin
şantajlar, tehditler, baskılar, mangırlar, cukkalar, dumanlı havalar, bürokrat
ve Devlet yöneticileri üzerinde nazik faşist uygulamalar…
Yanılır mıyız?
Cenab-ı Allah’dan binlerce kez niyaz ederiz ki bizi yanıltsın…
O zaman Hamd-ü Senalar ederiz.
Ama an itibarı ile
manzara budur. Bizlere 60 ve 80 i hatırlattığı için kelimeden tiksinsek de KARAMAN’da tüm
siyasi oluşumlar için bir İHTİLAL elzemdir…









