Karaman Kent Meydanı
İki yıldır tanımakta güçlük çektiğimiz Başkan Çalışkan, çok seviyeli insanlardan oluştuğuna inandığımız Belediye Meclisi öyle bir iş yaptı ki. Adeta kendi evinde deprem oluşturup yıkmayı hedefliyor.
Karamanı son birkaç yıldır anlamakta güçlük çekmeye
başladık.
Karamanlıyı tanıyamaz olduk.
Geçmişte de aykırı ve ters fikirler çatıştı. Hem de büyük
olaylara sebep olacak çatışmalar yaşandı. Sonuçta güzel olan ve doğru olan hep kazandı.
Karaman son 10 yılda şehir olma yolunda büyük adımlar attı. Birkaç yıl bu şehri
görmeyenler tanımakta güçlük çektiklerini ifade eder olmuşlardı.
Hacıbeyler Camisi uzun yıllar Şehir Kütüphanesi olarak
hizmet verdi. Kültürel açlığımızın önemli bir kapısı idi. Her gün uğradığımız,
okumadığımız kitap kaldı mı diye didik didik aradığımız bir merkezdi.
Gün geldi, bu bina asıl görevine dönsün Cami olsun dedik.
Uygulama başladı. Polise yumruk atanlar oldu, 30 metre ilerde bir cami daha
var, o bile boş kalıyor ne gerek var, bu irticacıların işi dediler. Bu gün
harika kütüphanelerimiz, kültürel tesislerimiz var. Camimiz de vakit
namazlarında bile doluyor.
Hemen onun karşısında sulu park adı ile bir parkımız vardı.
Yemyeşildi. Havuzları falan da vardı. Ne var ki kötü bir planlama ve rastgele
çizilmiş bir proje ile kasvet ve kalabalık oluşturuyordu. Şehrin göbeğinde bir
sıkışıklık meydana getiriyor tarihi yapıları boğuyordu. Kale, Hatuniye, İmaret,
Aktekke adeta bu keşmekeş içinde kayıptı. Modern bir Kent Meydanı oluşsun
dedik. Küfür ve hakaretlere varan karşı çıkışlar oldu. Sonuçta bu gün garip bir
saat kulesi olsa da, Karaman modern ve kullanışlı bir kent meydanına kavuştu.
İsmetpaşa genişletmesi yine örnektir. Kuğulu park örnektir.
Bedestenler örnektir. Çevre yolu örnektir. Kale etrafındaki gecekonduların
yıkımı örnektir.
Olumsuzlar da var elbet. Yine bizim ortaya attığımız
Alpaslan Türkeş Parkının bulunduğu yere büyük bir cami ve külliye projesi de
yine karşı çıkışlara sahne oldu. Fikirler söylendi, anlatıldı, tartışmalar
yapıldı. Gördük ki karşı çıkanların fikirleri daha uygundu. Proje bu gün
mezarlık girişinde çok, ama çok daha mükemmel bir biçimde yürüyor.
Öğretmen Evinin bu günkü yerine karşı çıktık. Zaman bizi
haklı çıkardı. Kapalı yüzme havuzunun yerine karşı çıktık. Yine zaman bizi
haklı çıkardı.
Bir zamanlar hizmet yolunda birlikte yürüdüğümüz günün
Belediye başkanı Ertuğrul Çalışkan için 2009 seçimlerindeki adaylık sürecinde
30 dan fazla büyük proje hazırlamış ve şekillendirmiştik. Bunları ihtiyar, moruk,
yaşlı, dede, kelkafa, teneşirlik sıfatları ile hakaretler edilen ve yine kendi
partililerince onlarca şikâyet ve soruşturma ile perişan edilen Kamil Uğurlu
ile de paylaştık. Bir kısmı bitti, bir kısmı devam ediyor, bir kısmı ise
çekmecelerde.
Bu hakaretleri edenler bu engellemelere rağmen yapılan güzel
hizmetlerin halkımız tarafından hayırla yad edildiğini, alkışlandığını görünce
utanma diye bir duyguyu yaşıyorlar mı ki? Kamil Uğurlunun tüm bu yüklerin
altında bile, Karaman tarihindeki 3 büyük belediye başkanından birisi olduğu
gerçeğini o sözleri yakıştırmaları yaparken keşke fark etselerdi.
Bu projelerin en büyüklerinden birisi Piri Reis vadisi, daha
da büyüğü Aktekke Projesi idi.
Aktekke projesi Eski Buğday pazarından başlayıp Kaleyi de
içine alacak alanda çok büyük bir kent meydanı oluşturmayı amaçlamakta idi.
Şehrin gelecek nesillerine çok geniş bir alan bırakmak, tarihi dokunun çok
yoğun olduğu bölgede bu dokuyu modern bir proje ile ortaya çıkarmaktı.
500 Bin nüfusa yetecek biçimde bölgede trafik düzenlemeleri
oluşturmak, dinlenme ve eğlenme mekânları tesis etmek amaçtı.
Uygulama alanında çok büyük bir oranda kamu mülkleri vardı.
Sahipleri için Dünyada Mekan kavramı dâhilinde özel mülkler de vardı elbet. Zor
olan kısım bu insanların haklarının korunması idi. Kentsel Dönüşüm Yasası da bu
konuda bir kurtarıcı oldu. Hiçbir mülk sahibinin hakkı ziyan olmadan da bu iş
çözülecekti.
Hastane, okullar ve müze konusunda odaklandı. Okulların
bölgede yenilerinin yapılabileceği alanlar arandı bulundu. Hastanemiz daha
mükemmel olarak yerine konuldu. Müze de zaten yetersiz bir binada ve dar bir
açık alanda idi.
Bölgede hiçbir suretle yüksek bina yapılmayacaktı. Belki
baraka ve kulübe özelliğinde ihtiyacı karşılayacak ufak tefek binalar olacaktı.
Yeraltı iyi değerlendirilecekti. Ulaşım arterleri proje içinde güzel gizlenecek
bütünlük korunacaktı. Hatta gelecekte büyük ihtiyaç olacak olan raylı sistemin
mayası da proje içine alınmıştı.
Böylece meydanın herhangi bir yerinden baktığınızda 10 dan
fazla tarihi mekanı, hatta bir anlamda tüm karamanı görmek mümkün olacaktı.
Dı… Evet dııı. Dili geçmiş zamanın hikayesi…
İki yıldır tanımakta güçlük çektiğimiz Başkan Çalışkan, çok
seviyeli insanlardan oluştuğuna inandığımız Belediye Meclisi öyle bir iş yaptı
ki. Adeta kendi evinde deprem oluşturup yıkmayı hedefliyor.
Yıktığımız, sağlık kurumu olan ve evlerden yatakların
yünleri getirilip de bu halkın kazma kürek çalışıp inşa ettiği Hastanemizin
yerine ticari binalar, konut alanları inşa edecekler.
O zaman neden Hastanemizi yıktınız. Alan müsait idi. Yeni ve
modern bir binayı bir yandan inşa eder bir yandan da hizmet devam ederdi. Yeni
bina bitince eskiyi yıkar inşaatı genişletirdiniz. İnsanları 10 km uzağa gitmek
zorunda bırakmazdınız.
2 tane okul yıktınız. Yerine konut ve ticari binalar yapma
kararı aldınız. Neden? O yavruların hakkına nasıl kıydınız? O okullar canlı
birer tarihtiler. Geleceğin inşa edildiği ilim ve irfan yuvası idi. Okulu yıkıp
yerine konut ve ticari bina yapma fikri ne kadar etiktir?
Tekel’den devredilip aşevine dönüştürülen binayı yıkıp,
yerine konut ve ticari binalar yapınca o aşevinde yemek yiyen fakir fukaranın
hakkını gasp etmiş olmuyor musunuz?
İşin daha ileriki aşamasında bu binalar kimlerin olacak. Bu
gün belediye adına tapuya geçebilir, bir sonraki adımda Belediyeden kimlere
devredilecek?
Hiç vakıfname okudunuz mu? Kanuni, Fatih isimlerini tanır mısınız?
Onların vakıflar hakkındaki kurallarını bilir misiniz? Ayet ve hadisleri
araştırdınız mı? İçinizde İslam Dinini yetkili fetva makamı olarak bilebilecek
pek çok arkadaşımız var. Onlar bu projeye oy verirken onlara ilaç mı verdiniz,
bir şey mi içirdiniz. Yoksa onların da bilinmeyen bir mecburiyetleri mi var?
Devletimizin yasaları ne diyor?
Eski odun pazarından sonrasını projeye dâhil edip yok
ettiğiniz Atatürk Bulvarının (30 mt lik Yol) devamında bu insanlar nereye
gidecekler. Araboğlu kavşağından çıkan bir araç 1. İstasyon, 2. İstasyon,
İsmetpaşa caddelerine, Alişahane ve Alacasuluk mahallelerine nerden ulaşacak?
Günlerdir konuştuğumuz, fikir alışverişi yaptığımız halde,
en geniş ve olgun bir mantıkla düşündüğümüz halde, yüz üzerinden bir tek
haklılık ve doğruluk mantığı görmediğimiz bu proje nereden çıktı? Amaç nedir?
Önceki Başkana bir karşı duruş değerlendirmesi yapanlar
oldu. İhtimal vermiyoruz ama öyle ise; bari bu işi uzmanları ile değerlendirip
çok daha güzelini ortaya koyun da ayakta alkışlayalım…
Bu günkü nesil olayın farkına varıncaya kadar 5-10 yıl
geçer.
Sonrası?
Bu gün Rahmetli Kemal Kaynaş’a, ömrü çok olasıca Özcan
Genç’e, Nurlar içinde yatasıca Güzel İnsan Hasan Özkaymak’a, Karaman’da akan
her damla suda emeği olan bu günleri hayal eden Kerim Kılınç’a, Yaşar Evcen’e,
Ali Kantürk’e ve bir yanda ateş çemberi içinde ayakta durmaya çalışıp da bir
yandan da gelecek 100 yılı ve 500 bin nüfusa yetecek hizmetleri inşa etmeye
çalışan Karaman’a şehir ünvanı kazandıran Kamil Uğurlu’ya minnet ve şükran
duyan bu halk, sizin için hangi duyguları taşıyacak bilemiyorum. Bilsem de
demeye dilim varmıyor.
Hesap yanlış.
Bağdat’tan dönmesi de imkânsız. Bağdat’ın kendine hayrı yok. Ankara’dan hele
hiç dönmez. Seçimden sonra ortadan kaybolan ve bir daha kendilerinden bir ışık
görünmeyen iki vekil ve yıpratmak için canla başla uğraştığınız Bakan da bu
konuya bir açıklık getirmeyecektir.
Bu yanlışı Karaman içinde yine SİZ çözeceksiniz…
Ters ve aykırı fikirleri dinleyerek, sorgulayarak,
değerlendirerek… Sizler 3 kazı güdemeyecek insanlar değilsiniz.
Güç sizde, kuvvet sizde. Gücümüz hakkımızdır, haklı olmak
için gücümüz yeter diyorsanız yolunuz açık olsun.
Biz bu yanlışımızı aynen uygulayacağız diyorsanız tarihe Karaman İmarını katledenler olarak geçeceksiniz.
Bilginize…









