Karaman Kent Vizyonu

Bu sorunların bir sahibi, sekretaryası ve sağlam bir arşivi olmalıdır. Hiçbir şeyi konuşmadan, çözmeden önce bunu konuşup çözmemiz gerekiyor.

24 Kasım 2016 23:36

Geçtiğimiz gün Belediye Salonunda bir toplantı düzenlendi. Uzun zamandır bu tür toplantılardan uzak kalmayı tercih etsek de önemini kavrayıp katıldık.

Bu öneme uygun da bir toplantı oldu.

Konu “Karaman Kent Vizyonu” olsa da, pek çok fikir de rahatça ifade edildi ve konuşuldu.

Eh, her ne kadar kenara çekilmiş de olsak, serde gazetecilik var, konuları eleştirel boyuttan incelemek âdetimiz.

Baştan başlayalım.

Davet Kent konseyi adına yapıldı. Daveti telefon ile yapan çok nazik ve saygılı hanımefendi muhataplara, konu ve gündem hakkında daha geniş bir bilgilendirme yapsa daha da iyi olacaktı. Sorarak çok az şey öğrenebildik. Tüm şehir olarak bu davet ve sekretarya konusunda gerçekten zayıfız. Belediye Meclis Toplantılarından tutun da, en önemli günler de dâhil olmak üzere bu tür davetlerin; yeri, saati, katılımcıların niteliği, konusu, gündemi, zamanlaması, şekli, davet eden ile edilenin kimliği ve amacı ile ilgili birkaç maddelik bilgiyi derli toplu maalesef veremiyoruz.

Bu tür toplantılarda mutlaka ve mutlaka bir gündem oluşmalı, gündem maddeleri tamamlandıktan sonra, serbest bir bölümde gündem dışı da olsa, her şey konuşulabilmeli, ama mutlaka gündem maddeleri bir sonuca bağlanmalı ve konu dağıtılmamalıdır.

Gelelim fani ömrümüzde onlarca yıldır, bir türlü tartışmadan ve planlamadan çözüm aşamasına geçemediğimiz “Karamanın Tanıtımı” na.

Toplantı süresince kendimi yarım asır önceki bir toplantının devamında gibi hissetmeme sebep olan şey aslında bu konuların bir arşivinin, bir takipçisinin, sahibinin olmamasından kaynaklanmakta idi. Konuşulan, konuşulan yerde kalıyor, takibi ve sonucu konusunda bir başarı elde edilemiyor.

Her gelen yeni ekip yine aynı sorunlarla boğuşuyor, çözüm arıyor, buluyor ama bunlar bir türlü hayata geçirilmeden unutulup bir süre sonra aynı olaylar tekrar tekrar yaşanıyor.

Bu gün övgülerle anlatılan geçmişteki Dil Bayramı ve Yunus Emre’yi Anma Törenlerinin başarısını sağlayan o dönemdeki Karaman Turizm ve Tanıtım Derneği adı ile oluşturulan mütevazi bütçeleri ve imkanları olan kuruluştu. Çocuk denilecek yaşta şahsımıza da görev verilen kutlama komitelerindeki düzen tertip ve liyakat sonuçta çok güzel törenler ortaya çıkarıyordu.

Bu sorunların bir sahibi, sekretaryası ve sağlam bir arşivi olmalıdır.

Dün akşamki toplantıda konuşan her konuşmacının çok ama çok değerli fikirleri çıktı ortaya. Bu fikirler bir projeye dönüşmeli, uygulanabilirliği araştırılmalı ve yürürlüğe konulup takip edilmelidir.

Peki, bunu kim yapacak? İşte bütün mesele bu.

Resmi kurumlardaki hantal hiyerarşi ve sık değişen memurlar nedeni ile bunu takip eden oluşum bir STK olmalıdır.

Hiçbir şeyi konuşmadan, çözmeden önce bunu konuşup çözmemiz gerekiyor.

Basit bir örnekleme yapalım. Yine Dil ve Dil Bayramlarından yola çıkalım. Yarım asırdır kutlanan bu törenlerde neler yapılmıştır, hangi konularda başarı sağlanmıştır, hangi konular sıkıntı oluşturmuş, hangi konudaki fikriler uygulanmamış ya da uygulama imkânı bulunamamıştır. Hangi etkinliğe hangi yazar, şair veya fikir adamı bozuntusu çağrılmış, Karamamanı provoke etmeye kalkmış ya da katılan gençlerin gözlerine baka baka bu milletin evlatlarına hakaretler etmiştir. Yapılan seminer ve diğer toplantıların sonuç bildirgeleri derli toplu bir arada var mıdır? Hatta daha da basite inerek söyleyelim bu törenlerin programlarını içeren davetiyeler, projeler mevcut mudur?

Toplantı boyunca değerli katılımcılardan münferit teklifler geldi. Toplantıya yön veren bir sunum gerçekleştiren Değerli Kardeşim Prof. Dr. Ercan Oktay Beyefendi liyakatini konuşturdu. Sıcak yaklaşımlı sunumu her şeyi ayan beyan ortaya döktü. Elbette bu sahiplenme olmaz ise bu mükemmel fikirler de o salonda kalacaktır.

Yine Değerli Dostum Yazar-Fikir Adamı Osman Nuri Koçak Beyefendi çok ciddi bir araştırma ve çalışma ürünü olduğu belli bir dosya ile çok tatminkâr bir sunum gerçekleştirdi. Her cümlesinin altına imzamızı atarız.

Değerli Kardeşim Araştırmacı Yusuf Yıldırım Beyefendi kaybetmek üzere olduğumuz bir değerden Yunus Emre Hazretleri hakkındaki güzel çalışmaları ile moral verdi.

Reklam ve basın sektöründen salonda bulunan değerli kardeşlerimiz de son derece olumlu ve çözüme yönelik tespitlerini sıraladılar.

Salonun en büyük güzelliği ise “onlar varsa ben olmam-bizim olduğumuz yerde onlar olmasın” fikri yerin dibine batırılıp çeşitli siyasi görüşten üst düzey katılımcıların da bulunması ve her güzelliği birlikte oluşturma çabasına katkı koymaları idi.

Karaman denilince Karamanın “taklit edilemeyecek en büyük özelliği” DİL ön plana çıkıverdi. Sonrası Yunus Emre Hazretleri, Mevlana Hazretlerinin Validesi ve tabi sanayi – tarım üstünlüğümüz. Tarihi ve coğrafi yönden hazine sayılacak değerlerimizden söz edilmese de bunlarla bu HELVA olur…

(Bu noktada “Karaman Kent Vizyonu” ifadesindeki “Vizyon” kelimesine de bir Türkçe karşılık bulsak… Biz ihtiyar moruk yaşlı ve tam gün emekli, üstelik hiçbir sıfatı olmayan, gariban bir vatandaş olarak öneride bulunma ukalalığı yapmayalım da, koca koca kariyer sahibi abilermiz bir çözüm buluversinler)

Toplantıda gördük ki bu HELVA yı karacak ustalar bu Karaman’da var.

Eksik?

Eksik; derleyen, toparlayan, kişiler ve kurumlar arası iletişimi sağlayan, fikirleri tartışmaya açan olgunlaştıran, plana ve projeye döken, bire bir uygulayan ve sonuç alınıncaya kadar takip eden bir oluşum. Anadolu tabiri ile “Baştutar”

Sayın Belediye Başkanın bu konuda verdiği müjde dileriz en kısa zamanda hayata geçer. Karaman Turizm ve Tanıtım Vakfı en kısa zamanda kurulur.

Bu kurumun kuruluşunda geçirdiğimiz süreç bile bu işlerin neden olmadığın kanıtıdır: Bu konuyu biz yıllar önce dile getirdik. Adına platform, dernek, vakıf, ne denirse densin böyle bir STK nın mutlaka ihtiyaç olduğunda herkes hemfikir oldu. Yıllar önce başlayan çalışmalar bir noktaya geldi tıkandı. Valiler değişti, tüm çalışma sil baştan. Bakanlar, hükümetler değişti yine öyle…

Sayın Başkanın çalışmaların artık son aşamada olduğu müjdesi hevesimizi kursağımızda bırakmaz umarız.

Sayın Valimizin Karaman’da yıllarca konuşulacak bir hizmeti olması açısından bu konuya akşam/sabah bir çözüm getirmesini diliyoruz. Karaman için en büyük hizmeti, iyiliği yapmış olur. Malum biz Anadolu, insanı tarihlendirmeyi olaylara göre yapmayı pek severiz; gelecekte bu günleri tarif etmek için deriz ki: “Tanıtım Vakfını Kuran Vali Bey zamanında… “

Toplantıdan edindiğimiz bir başka kanaat de; Karaman’a Kent Vizyonu kazandırmak konusu. Bu konu Karaman Kent Konseyinin çözebileceği bir alan değil. Bu konuyu gündeme taşıyıp ivmeyi başlatması harika bir davranış. Oluşumu ve yapısı gereği, bundan sonrasını kurulacak Vakfın üstlenmesi ve Kent Konseyinden destek, Belediyeden yardım ve Karaman severlerden fikir alarak, az zamanda çok işler başarmalıdır.

Karaman, Karaman Şehri veya Karaman İl’i ile sınırlı bir kavram değildir. Balkanlardan, Çin Denizine kadar Karaman vardır. Yurt içinde ve Yurt dışında Karaman adını taşıyan onlarca yerleşim birimi vardır. Nereye gitseniz bir Karamanlı veya Karaman kökenli ile karşılaşırsınız. Tüm bunlara 60 lı yallardan sonra Avrupa’ya, Amerika’ya maişet kaygısı ile giden yüz binleri de ilave ederseniz Karaman apayrı bir Dünyadır. Haydi, şu işe el atalım dediğimizde bu güne kadar tek başına çalışmış, üretmiş, çırpınmış binler, on binler, bir TANITIM ORDUSU olmaya hazır beklemektedir.

Hal böyle iken biz hala Karaman tanıtımını tartışıyorsak bu işte çok büyük suçumuz var demektir.

Hızlı, paniksiz, verimli, akılcı, bilime dayalı, fedakâr bir çalışma ile bu suçumuzu bir an önce yok etmeliyiz.

 

Not: Dil Bayramları ve Yunus Emre’yi Anma konusunu ayrıca arz edeceğim.

 
Karaman Kent Vizyonu tanıtım belediye vakıf konsey değer dil tarih yunus emre
Bu Haber 2315 defa okunmuştur.
 
Yorum Ekleyin