Kazanmak Kaybetmek Olmamalı!
Karaman’da çıtayı yüzde 80 lere koyanlar da umduklarını bulamadan 2-0 almanın tesellisine sığınarak suçları örtbas etme yolunu seçtiler.
Genel seçimler öncesi bir konuya defalarca dikkat çekmiştik.
Bu konu, kaybedince kazanmak, ya da kazanınca kaybetmek idi.
Yüzde bir buçukluk da, üç buçukluk da biz kazanıyoruz
yaygaraları ile atmadık iftira çamur, yapmadıkları hile desise, başvurmadıkları
saldırı taarruz kalmadan seçim bitiverdi ve Karaman’da çıtayı yüzde 80 lere
koyanlar da umduklarını bulamadan 2-0 almanın tesellisine sığınarak suçları
örtbas etme yolunu seçtiler.
Başkanını seçen Mecliste Karaman iki Recep ile temsil
edilmeye başlandı.
Sevgili Recep Şeker ile ilgili bilgilerimiz tam. Güvenimiz,
itimadımız tam. Liyakati ile ilgili zerre kadar endişemiz de yok. Karaman
geçmişi ile Recep Şeker geçmişi bir paralellik arz ediyor. Karaman bir yerlere
gelmişse, bu başarıda emeği geçen güzel insanlardan.
Sevgili Recep Konuk ise popüler kimliği ve başarıları ile
çok laf konuşmaya gerek kalmayacak kadar net bir noktada.
Ancak öyle bir rol üstlendiler ki bu rol, onların tüm bu
olumlu özelliklerini ortaya konulmasına fırsat tanımıyor.
Kendileri de şu kısa zamanda görmüşlerdir ki: Etraflarında
bir anda yüzlerce kişiden oluşan bir kitle onlara yön vermeye başladı.
*İçinde bulundukları siyasi yapı apayrı ve değişik bir
yönlendirmeye zorlamaya başladı.
*Siyasi yapıda birlikte hareket ettikleri ve kendilerini bir
güç olarak görenler onlara yeni rota ve planlar önermeye başladı.
*Birileri din iman, birileri vatan millet, birileri çıkar
menfaat, birileri geçmişin hınç ve hırslarını, birileri tarihi gerçekleri,
birileri o meşum gelecek kaygılarını onlara empoze etmek peşinde.
*En baskınlarında birisi de “Padişahım çok yaşa” şakşakları
ile nefislerini sürekli pompalayan, belki de hiçbir menfaatleri olmadan
yağcılık yalakalık ve şakşakçılık yapanların davranışları olacaktır.
İşte tüm bunlar KAYBETMEK için yeter de artar bile…
Milletvekili olmak demek, oy versin vermesin o seçim
bölgesindeki tüm insanlara vekalet etmek demektir. O bölgenin önce sorunlarının
tespiti, bu sorunların en uygun yöntemlerle çözüm yollarının aranıp bulunması,
planlanması, siyasi ekonomik lojistik imkânların araştırılıp planların gerçekleşmesi
demektir.
Ancak sabahtan akşama yüzlerce iş talebi, yüzlerce tayin terfi
ve atama talebi, geçiyordum uğradım çay kave içelim muhabbetleri, büyüdün bizi
artık görmez tanımazsın sitemleri, alakasız konular hakkında hesap sorulması
veya tembihlerde bulunması konularını da ilave edersek, memlekete hizmet için
kalan süre uykularından feda edecekleri süre kadardır.
Kişisel olarak ilettiğimiz bir teklifimizi yinelemekte yarar
var: Ankara merkezli çalışacak olan iki vekil, Karaman’da ortak bir irtibat
bürosu oluşturmalıdırlar. Bu büro hassaten parti merkezinden uzak ve katı
particilikten uzak bir yapıda olmalıdır. Bu büroda vekilleri temsil etme
kabiliyetine ve liyakatine sahip kişiler 7/24 görev yapmalıdırlar. Hizmet
harici talepler bu bürolara iletilmeli, tasnif edilmeli, kısa yoldan
çözülecekler çözülmeli, alakasız olanlar ve çözümü olmayanlar elenmeli ve
topluca milletvekillerine sunulmalıdır.
Geçmiş dönemlerde milletvekilliği yapmış kimselerin en
hayati toplantılarda telefonları susmaz, yüzbinleri ilgilendiren hayati konular
görüşülürken onlar Ahmet’in tayini Mehmet’in oğluna iş bulma Velinin terfisi ya
da Hüseyin’in makam odasının teşrifi ile ilgilenmek zorunda kalıyorlardı.
Çok önemli bir konu da Ankara’ya bir vekil yollayan
Karaman’da 10 tane de vekil-vekili peydah olması. Hangisine baksanız “Sayın
Vekilin Karaman’da en yetkili, tek yetkili ve özel yetkili vekili” olması.
Astığı astık kestiği kestik, alı gıran baş kesen aslı yok yaylasının ağalarının
tebelleş olduğu siyasi ortamları çok yaşadı bu Şehr-i Karaman.
Şimdi de gazetesinde yağ çeken, geçmişte bir bardak çayını
içen, adam sanıp yüzüne gülünen, ayaküstü birkaç kelime sohbet edilenler, CİCİ
Vekillerin vekilliklerini ilan çabasındalar.
Vekiller, yani RECEP ler kazandı kazanmasına. Dileriz bu
kazanmaları ne onların ne de Karamanın KAYBETMESİ olmaz.
Olmamalı.









