Kişisel Kurtuluş İçin Toplumun Kurtuluşu

“Ben illa ki Umre’ye gideceğim. Bu hakkımı kullanacağım. Para benim, tercih benim” diyene sözümüz yok. Allah kabul ve makbul eylesin. Gönlüne ne yatıyorsa herkes onu işlesin. Takdiri de Yüce Yaradanımız versin...

30 Ocak 2016 20:29

Umre ibadeti için diyecek hiçbir lafımız yok.

Allah gidenlerin ibadetini kabul ve makbul eylesin.

İlk hac ziyareti ve sonrakiler için de aynı dilek ve temennilerdeyiz.

Ancak özellikle son yıllarda yılın birkaç ayını Umre’de geçirenlerin oranında ciddi bir artış var.

Bu toplumun başta ekonomik yapısı ile ilgili. Seyahat imkânlarının da bu konuda rolü büyük.

Bir birinden etkilenenler de bir hayli fazla.

Allah kabul ve makbul eylesin hayırlara vesile olsun İnşallah…

Ne var ki şu an sadece Yurdumuzda değil tüm dünyada olağanüstü olaylar var. Tüm haçlılar bir bütün halinde ve iki yüzlü politikalarla Müslümanların üzerine geliyorlar. Güya İslami Örgüt kisvesi altında örgütler oluşturup, sanki İslam adına hareket ediyormuş gibi gösterip Müslümanı birbirine kırdırıyorlar.

Bunun adına da bahar diyerek yutturuyorlar.

Sonuçta milyonlarca aç insan, evsiz barksız sefil ve perişan Müslüman, milyonlarca telef olmuş Müslüman canı, akan oluk oluk kan, barut, ateş ve gözyaşı. Viran olmuş şehirler, yok olan nesiller…

Ülkemiz de bu ateş çemberi içinde var gücü ile direniyor. İslam Ülkeleri arasında güçlü kalmış TEK ülke olarak hedefin 12 sinde yer alıyor. Bu nedenle çemberi Türkiye odaklı olarak çizmeye başladılar.

Ülkemiz ve tüm Dünya bu halde iken, “Ben illa ki Umre’ye gideceğim. Bu hakkımı kullanacağım. Para benim, tercih benim” diyene sözümüz yok.

Ancak bu konuda bir fikrimizi de ortaya koyalım ki bilinsin.

Müslümanlar arasında bu kadar kaos yaşanırken, çocuklar açlıktan ölürken, insanlar sefaletin en acımasız sahnelerini yaşarken, imdat çığlıkları kulakları sağır edecek seviyelerde iken bir şeyler de yapmak gerekmez mi?

Gerek resmi kanallardan Devletimiz, gerekse gayrı resmi kanallardan dürüstlüğü tescilli yardım kuruluşları bu konuda canla başla çalışırken birey olarak bir fedakârlık yapılamaz mı?

Doğu ve Güneydoğu’da şehit olmuş Mehmetçiklerin ailelerinden bazılarının yürek burkan yaşantılarını gördükçe bizim sorumluluğumuz aklımıza gelse mi artık.

Birey olarak bir Umre ya da 2.-3. -5.  Hac ibadeti için harcanacak para ile başka bir hayır sevabı armayı akıl etsek mi?

Komşusu aç iken tok yatmayı men etmiş bir Dinin temsilcileri olarak, kul hakkı ve ibadet arasındaki ilişkiyi bir daha mı düşünsek.

Ferdi kurtuluşa çabalarken içinde bulunduğumuz toplumun zarar görmesi halinde, ferdi kurtuluşumuzun da mümkün olmayacağını kavrasak mı?

Ebedi kurtuluşu sadece ferdi kurtuluş müdacelesi oalrak değil de Ümmet bilinci içinde, İnsanlığın evrensel değerleri çerçevesinde düşünerek daha güzel bir davranış sergileyeceğimizin hesabını bir yapsak mı?

Bir Umre masrafını bir şehit ailesine, bir şehit evladın tahsiline, pek çok kişiyi günlerce doyuracak yardımlara, canlarını kurtarmak için çalışan ve mücahit kelimesini hak edenlere, sefil perişan olmuş insanlara yönlendirip “Ben güzel bir iş yaptım” denemin mutluluğunu yaşayabilmek ne güzel olacaktır.

 “Ben illa ki Umre’ye gideceğim. Bu hakkımı kullanacağım. Para benim, tercih benim” diyene sözümüz yok. Allah kabul ve makbul eylesin.

Gönlüne ne yatıyorsa herkes onu işlesin. Takdiri de Yüce Yaradanımız versin...

 
Hac umre şehit haçlı sava kan ateş açlık sevap
Bu Haber 2171 defa okunmuştur.
 
Yorum Ekleyin