Sağlığın Sağlığı Bozuk mu?
Bir yıl gibi bir sürede Karaman sağlık sektöründe bu çöküş nasıl yaşandı. Hayret...
Karaman, sağlık sektöründen geçmişi temiz bir şahsı vekil seçince, ister
istemez bu sektördeki güzelliklerin mükemmel olmasını bekler hale gelmişti.
Ne var ki öyle olmadı.
Devlet Hastanesi en değerli doktorlarını başka yerlere kaçırdı. Tutamadı.
Hastanenin skandal haberleri çıktı.
Bazılarının da ikili ilişkilerle susturulduğu iddiaları ortaya atılıp,
konuşulmaya başlandı.
Hastanede bir servisin kalitesi diğeri ile farklı.
Hasta kabulde büyük bir hüsnü kabul ve saygı ile karşılanan hasta, bir
başka serviste hemşire yerine nöbetçi onbaşı, doktor yerine nöbetçi çavuşu
davranışlı insanlarla karşılaşabiliyor.
Siz kelimesi, teşekkür, lütfen gibi medeni sözcükler, empati yolu ile
iletişim çoktan unutulmuş.
Binalar yapabilir, teçhizatlarla donatabilirsiniz. İçine ömrünün yarısını
öğretim hayatına harcamış, devletin tüm imkânlarını, bir başka branşta 100
öğrenciye edilen masrafı ve imkanları kullanarak, toplumda en üst seviyede bir
meslek sayılan mesleği edinen kimseleri oturtabilirsiniz.
Yönetim kabiliyetiniz yoksa çalışanların, yarım ömür harcayıp da elde
ettikleri öğretimlerini, eğitimle, aile terbiyesi, toplum ahlakı ve özellikle
iş yerinin kendine has olumlu atmosferi ile takviye etmez iseniz, hasta girenin
sağlam değil, sağlam girenin hasta çıktığı kurumlar oluşturursunuz.
Bir yıl gibi bir sürede Karaman sağlık sektöründe bu çöküş nasıl yaşandı.
Hayret...
Oysa biz daha birkaç yıl önce özellikle Karaman Devlet Hastanesinin eski
binasındaki özverili çalışmaları övgülerle anlattığımız çok sayıda yazılar
yazmıştık. (Bknz: www.fermangazetesi.com)
Bazı iddialar var ki çok ayıp ve çirkin.
Boğazından bir lokma haram geçmediğine yürekten inandığımız, seviyeli bir
geçmişe sahip, geçmişi liyakatli, insanlardan bu geçmişle büyük bir sempati ile
oy toplayıp seçilmiş ve VEKİL olmuş, Hz. Ömer Adaletinden haberdar birisine
yakışmayacak cinsten iddialar var.
Doğruluğuna inanmıyoruz, hatta ihtimal dahi vermiyoruz ama, görünen bu
çöküşe bir anlam vermek mümkün değil.
Güya bu pejmürdelik kasıtlı olarak oluşturuluyor.
Güya sağlık sektöründe bir eksik ve arayış varmış imajı verilmeye
çalışılıyor.
Güya bu açık için kamuoyu oluşup yeni bir kurum talebi yaratılmaya
çalışılıyor,
Güya bunun için de eski SSK hastanesi binası bir özel üniversiteye tıp fakültesi
olmak üzere verilmeyi düşünülüyor,
Güya bu sayın vekil de vekilliğinden sonra buraya BAŞHEKİM olma garantisi
almış
gibi laflar dolaşıyor, ama yakışmıyor.
Uyduruk bir şeyler gibi geliyor insana.
Bölgenin en modern binasındaki bu olanlar üzücü.
Randevu sistemi çökmüş,
Randevu insanların belirli bir saatte belirli bir yerde buluşmasıdır.
Siz her şeyi yüz üstü bırakıp vaktinde orada olmak üzere koşuyorsunuz. Ama
saatiniz geliyor, geçiyor, geçiyor, geçiyor ve hatta yine geçiyor. Adi
adımlarla gelenler hiç park etmeden tüm işlerini bitirip bir de törenle
uğurlanarak gidiyorlar.
Sistemden aldığınız randevu sırası 1-2 saat gecikmeyle geldiğinde de, sizin
muayene sıranızı bir kaç kişi beraber kullanmak zorunda kalıyorsunuz. Sonra
bilmediğiniz bir işleyiş başlıyor ve itilip kakılıyor hatta azarlanıp
tersleniyorsunuz.
Ama işini şipşak görenler de var.
Özel görüşmede soruyorsunuz: Nasıl bu kadar kısa sürede işiniz bitti diye;
el cevap “sağ olsun bir arkadaşım var da o hallediverdi” oluyor.
Ahbap çavuşlar mafyası oluşmuş.
Elbette yerel siyasi dikta rejiminin etkileri oraya da uzandığı iddia
ediliyor.
Her türden görevliler bir altın günü muhabbetinde, işlerden fersahlarca
uzak,
Bazı hemşireler başhekim, bazı tıbbi sekreterler başdanışman ve akıl hocası
olmuş,
gücü gücü yetene bir düzen hakim olmuş görünümü, bu binaya yakışmıyor.
Karamana hiç yakışmıyor. Daha birkaç yıl önce canhıraş bir çalışma sergileyen
bu sektöre hele hiç yakışmıyor.
Sağlıkçı vekil geldi, sağlık daha da mükemmelleşir derken bu olanlar
karşısında "ne yapalım susacağız söz konusu sağlığım" fikrindeki
Karamanlıya yakışmıyor.
İnsanların geçmişine güvenerek oy verdikleri Sağlıkçı vekile HİİİİÇ
yakışmıyor.
Bizzat şahit olduğumuz izlenimler ve görüştüğümüz çok sayıdaki Karamanlı bu
konudan bizar.
Bu olumsuzlukları yukarıdaki söylentilere yoranlar da var, üst seviye
yöneticilerinin yönetim kabiliyetlerindeki eksikliklere yoranlar da, siyasetin
sağlığın ta kalbine kadar nüfuz ederek bir kargaşa oluşturduğuna da, özel
sektöre hasta yönlendirme amacı taşıdığına dair iddialar da.
Elbette bu söylentilerle birilerini itham etmek ve suçlamak yanlış.
Bu konuya birilerinin el atıp gerçek sebepleri bulması gerek. Devletin
gerçekten çok büyük özveri ile insanların emrine sunduğu hizmetlerin onlara tam
anlamı ile ulaşması gerekir. Geçmişte öyle oluyordu.
Üstelik sektörün içinden gelen bir vekil de var. Dolayısı ile bugün bu
hizmetler birkaç yıl önceki güzelliğini, mükemmelliğe taşımalıdır. Herhalde bir
ilin saygın bir vekili, Türkiye’yi yöneten Yasama Organının 550 seçkin
kişisinden birisi sosyal medyada paylaşım ve beğeni yapanları sürgün etmekle
uğraşacak, yerel basında çıkan eleştirileri susturma çabasında olacak değildir.
Böylesi hayati sorunlara el atmalıdır.
Sahi nerelerde ki kendileri, son bir kaç aydır bir sesi sedası çıkmadı,
ortalarda görünmedi. Kayıp. Başına bir iş gelmesin. Hani şu ani yükseklere
çıkınca tezahür eden bir hastalık vardı neydi adı?
(Adaptasyon gerçekleşmeden yükseğe çıkan kişilerde hızla
gelişen semptomlar ve hipoksik stres belirtileri olan hastalık?
Yükseklik hastalığı, hareket hastalığı ile karıştırılmamalıdır.
Değişik hipoksik sendromlar çakışarak fizyopatoloji spektrumunun bir kısmı
sayılırlar. Ancak, ayrı durumlar olarak da gözükebilirler ve değişik hastalık
olarak ele alınmalıdır.
Akut haldeki bu dejenerasyon kronik sendromlara dönüşme
eğiliminde iken, acil bir konsültasyon yapılmalıdır) Not: Son birkaç paragrafı
anlamaya çalışmayın muhatabı anlar nasılsa…









