Seçim 2015 ve Karaman

Bu seçim sonuçlarından en büyük yarayı Karaman almıştır.

09 Haziran 2015 12:41

Bir geminin yolcuları veya bir ailenin fertleri isek zor günleri aşmada bu mantıktan uzaklaşmamak gerekir.

Tüm dünyanın büyüteçle, hatta teleskopla izlediği bir ortamda aynı topraklardan ekmek yiyip, aynı pınarlardan su içtiğimizi unutup soluduğumuz havayı puslandırmanın âlemi yoktur.

Bu geminin kaptanlığı ya da bu ailenin yönetimi ise söz konusu olan, elbet birileri bu yönetimi iyi ya da kötü götürecektir. Aile içine sızmış ve insanlık dışı şeyler yapana da bu topraklarda “DUR” diyecek on milyonlar vardır.

Kuvvetler ayrılığı demokraside bir teftiş mekanizmasıdır. Yazdık defalarca söyledik. Muhalefet kendi içinde çekişmelerle, politika ve proje üretmeyip, her fırsatta iktidara saldırmakla kendi kendisini bitirdi. Güç kaybetti. Onun bu zayıf hali tek parti mantığını hortlattı. İktidar içinde -çok az sayıda bile olsa- bu mantığa kendisini kaptıranlar oldu.

CHP Karaman’da görülmemiş oranda bir toparlanma içine girdi. Aday Sevgili Cem Kağnıcı’nın düzgün şahsiyetinde, çok ufak tefek bazı pürüzlerin dışında, takdir edilecek bir seçim süreci yaşattı Karamana.

MHP yönetim değişikliğinden sonra, grafiğini hızla yukarılara taşıyarak, önce kendi partililerini sonra sempatizanlarını kaynaştırmaya başladı. Belki tek hataları gençlerdeki deli kanı fazla ateşlendirerek toplumda sevimsiz ve itici davranmalarına vesile olmasıydı. Bir başka olumsuzluk da, Aday seçiminin gelecek Genel Merkez yapılanmasını hedef alan tabandan kopuk ve altını kazıyınca pek çok bilinmez denklemin çıktığı bir şekilde yapılması idi.

Ama Karaman’daki her iki oluşum da kuvvetler ayrılığı prensibine göre bizleri büyük bir umuda sürükledi. Ne var ki genelde parti yapılarından ve özellikle Genel Başkanlarından kaynaklanan olumsuzluklar bu sonucu doğurdu.

Klasik cümleye sığınıyoruz: “Milletin Takdirine ancak Şapka Çıkartılır”

Meclis oluşur. Cumhurbaşkanı görevi verir. Bu kişi Ahmet Davutoğlu olur ya da kenara çekilmiş gibi görünen, siyasi bir resmiyeti kalmamış gibi görünen ve daha ılımlı bir yapıdaki Abdullah Gül olur. Bu oluşum hükümet dışından MHP desteğini ister.

Siyasi ömrünü, partililerin sabrını tamamlamış olan Sayın Devlet Bey, AK Parti ile tüm köprüleri ve iyi niyetleri yıktığından, ya çekilir ya da olağanüstü kongre ile çekilmek zorunda bırakılır. Yeni Genel Başkan ile bir koalisyon oluşumu gerçekleşir. Kısa zamanda basın ve kamuoyu bu hükümete bir isim zaten bulur. MSH (Merkez Sağ Hareket) gibi…

Birkaç ay içinde bütün taşlar yerine oturur. Eğer gidişatta bir aksaklık olursa o zaman “erken seçim” kapısının anahtarı zaten Cumhurbaşkanın cebinde.

Genel Siyaset hakkında Karaman’dan ahkâm kesmek sayılmaz ise naçizane fikirlerimizdir.

KARAMAN NE OLUR?

Bu seçim sonuçlarından en büyük yarayı Karaman almıştır.

Milletvekili olmak 2 kardeşimize nasip olmuştur. Fikrimizi açıklamada güneş gibi olduk. Bu görev Sevgili Mustafa Cem Kağnıcı’nın da altından rahat kalkacağı bir görevdi.

55,5 oy oranını unutup da “2-0 aldık” tesellisinde olanlar “hedef %80” iddialarını da hatırlamalıdır. Bakkal Bayram’da satılmayan oylar küstürdükleri, kırdıkları, incittikleri, yüksekteki gözleri ile görmedikleri, göremedikleri, kapılarda beklettikleri, yarın hallederiz deyip unuttukları, ar gününde-dar gününde hatır sormaya tenezzül buyurmadıkları insanların;

Fikir kısırlıklarına deva olabilecek iken küçümsedikleri insanların;

 Liyakatini araştırmadan, bir kralın naip ataması edasında göreve yerleştirdikleri kişilerin incittikleri insanların;

Bir oy için kapı kapı gezen kabinenin en güçlü Bakanının danışılmayacak, bir teselli, bir lütuf olarak verdiği makamları kullanarak azarladığı, rencide ettiği, küstürdüğü, kırdığı ve isyan ettirdiği insanların;

4 harfli “EVET” mührünün ucunda idi.

Bunu bir daha düşünmelidirler…

Sevgili Recepler hiçbir şüpheye gerek bırakmayacak kadar liyakat sahibi kişiler. Karamanı Ankara’da en iyi şekilde temsil edip Karaman için çırpınacaklardır.

Görev süresinin henüz başlarında, projeler üreten, umut vaat eden ve geçmişinden referanslı bir de Belediye Başkanı ile Karaman ciddi ve büyük bir hamle içinde idi.

Bu Hamlelerin Ankara’da en büyük destekçisi elbette Bakan Sayın Elvan ve Başbakan Sayın Davutoğlu idi. Sorunların tespiti ve vatandaştan derlenerek proje aşamasına getirilmesinde de Sevgili Mevlüt Akgün’ün emekleri inkâr edilemez.

Bu yapı içinde, eksiği tespit edip, projelendirip Ankara’dan istemek yetiyordu. Ödenek sıkıntısı yoktu. Hiçbir müracaat geri dönmeden, hatta katkılarla derhal uygulanıyordu.

Karaman şu anda bu şansından ne kadar uzaklaştı bilemiyoruz.

Dileriz muhtemel Hükümet oluşumları hayırlı ve uğurlu olur.  Sorunsuz kurulacak Hükümet hedeflerimize varmamızı kolaylaştırır. Sayın Elvan ve Davutoğlu ikilisine, Sevgili Recep Konuk ve Sevgili Recep Şeker ikilisi de dahil olarak Karaman on yıllardır, geri kalmışlığın, geri bırakılmışlığın yaralarını sarar. 

13 Yıllık iktidarı oturttuğu sağlam temeller üzerinde oluşan, ciddi kaymaları görmezden gelen ve hatta destekleyen bir siyasi anlayış da, bu olumsuz temel kaymasına bir çözüm bulur. Yerelde daha fazla gördüğümüz bu çarpık yapılaşmanın, siyasi heyelanın çözümü olmadan Ak Parti girdiği her seçimde bundan daha iyi bir sonuç alamayacaktır.

Karaman yerelinde olumlu görünen Muhalefetin de genelde bir an önce toparlanıp Ülkeyi kaosa götürmeyecek politikalar üretmesi acil ihtiyaçtır.

 
Siyaset karaman seçim
Bu Haber 1864 defa okunmuştur.
 
Yorum Ekleyin