Trafik Sorununa Vatandaş Katkısı
Vatandaş olarak biz neler yapabiliriz?
İnsan ihtiyaçları sınırsız, dünya imkânları da sınırlıdır.
Bu sınırsız ihtiyaçların, sınırlı imkanlarla kullanılmasına bilim çevreleri
ekonomi adını vermişlerdir.
Karaman’da bir otopark sorunu vardır. Daha da genellersek
bir trafik sorunu vardır. Bu sorun köklü çözümler beklemektedir. Kişisel
görüşmelerimizden biliyoruz ki bu konu Valimizin, Belediye Başkanımızın ve Emniyet
Müdürümüzün üzerinde durdukları, çözümler aradıkları bir konudur.
Bu soruna çözüm aramayan ama sürekli şikâyet eden bir kesim
vardır ki o kesim de bizim içinde bulunduğumuz vatandaş topluluğudur.
Elbette uzun vadede köklü ve kalıcı çözümler üretilmelidir.
Ama kısa vadede ve mevcut durumda bir şeyler yapılamaz mı?
Vatandaş olarak biz neler yapabiliriz?
Vatandaşlar olarak
biraz duyarlılık gösterebilsek kısa vadede bu sorunda ciddi bir düzelme gözlenecektir.
5-10 yıl gibi bir zamanda ne oldu da bu sorun oluştu?
Artan ekonomik refah araç alımını kolaylaştırdı. Her evde
artık bir, belki de birden fazla araç var. Bu araçlar hangi ihtiyacımızı
karşılamak için alınıyor sorusu hep cevapsız kalır. Geleneksel Türk
yaşantısında “at-avrat-silah” sloganı hep ön planda tutulur.
Düzgün çalışan şirket ve resmi kurumlarda “araç takip
föyleri” vardır. Bu föyler bir aracın ne kadar verimli kullanıldığını tespit
için tutulur ve en verimli şekilde kullanılır. Vatandaş olarak bizler
araçlarımızı ne kadar verimli kullanıyoruz?
Bir tek topluiğne almak için çarşı merkezine, evimize birkaç
yüz metre mesafedeki işyerimize araçla gitme ve mutlaka kendi dükkânımızın
önüne park etme alışkanlığımız vardır. Aynı istikamete gidecek 4 kişinin 4 ayrı
araç kullanma, sabah 9.00 da aracımızı çarşıda bir yerlere park edip hiçbir işimiz
olmadığı halde akşam ezanına kadar orada tutup, sonra da 100 metre mesafedeki
evimize gelme vs. alışkanlıklarımız olduğu sürece bizler bu sorunun oluşmasına
ortak oluruz.
On aracın rahat park edilebileceği bir mekâna düzensiz park
nedeni ile beş aracı zor sığdırdığımız sürece;
Beş metre ilerde daha uygun bir park yeri varken o beş
metreyi yürümeyi göze alamayıp ikinci sıra, ya da düzensiz park ettiğimiz
sürece;
“Tek araç sahibi biziz ve bu şehirden istifade hakkı sadece
bize ait” mantığını koruduğumuz sürece;
Saygı görmek için önce saygı göstermenin şart olduğunu
unuttuğumuz sürece;
Zar zor, kredili vadeli aldığımız ve yakıtını doldurmakta
güçlük çektiğimiz aracımızı her adımda yanımız da taşımak zorunda olduğumuzu
sandığımız sürece;
Bu sorun kısa vadede çözülmez.
Trafik her zaman sorun olmaya devam eder.
Görev yapan trafik polisinin tutanağı için 3-5 kanaldan
birden hem de Emniyet İl Müdürüne telefonlar açıldığı sürece;
“Sen benim kim olduğumu biliyor musun” dediğimiz sürece;
Emniyet araçlarının ve sabıkalı araçların plakalarından önce
şehrin ileri gelenlerinin plakalarının trafik görevlilerine ezberletildiği
sürece;
“Tüm yollar benim ve tüm yollardan ilk önce ben istifade
etmeliyim” mantığı devam ettiği sürece;
Gezintiye çıktığı halde, hiçbir acil işi olmadığı halde,
direksiyona oturunca ambülans ya da itfaiye aracı kullandığı hissine kapılıp,
tüm geçiş üstünlüklerine hakkı olduğunu sanan bizler olduğumuz sürece;
Ehliyetimiz var diye tüm kuralların sadece sınav sorusu
olduğunu sanıp günlük hayatta kuralları ben koyarım diyen sürücüler olduğumuz
sürece;
Araç kullanmanın sadece bir yerden bir yere JET hızı ile
gitmek olduğu mantığında olan bizler olduğumuz sürece;
Üç dakikalık bir mesafeyi 2 dakikada alınca ömrümüz uzayacak
ve bomboş geçirdiğimiz binlerce saatimizi geri kazanıvereceğimizi sandığımız
sürece;
Trafik sorunu artar, düzelmez.
Elbette vatandaş olarak biz bunlarda duyarlılık gösterirken
bu konudan sorumlu olanlar da gerekeni yapıp yeni çareler üretmelidirler.
Belediye yeni parklar üretmeli, mevcut alanları düzene
sokmalıdır.
Siyasiler suç işleyip de hakkında işlem yapılan vatandaş
için devreye girmemeli, hatta terslemelidir. Bir oy belki kaybeder ama şeref
kazanır. O suçlunun ilerde işleyeceği suçların vebalinden kurtulur.
Valilik kurumlar aracılığı ile ehliyet kurslarındaki
kıyasıya fiyat rekabetini eğitim rekabetine dönüştürecek kontrollerde
bulunmalıdır.
Emniyet kontrollerde son derece nezaketli ve saygılı üslubu
ile yırt çapında övgüler kazanan Karaman teşkilatını onurlandırmalı, motive
etmeli ve gayrete getirmelidir. Yaptıkları hizmetin birileri tarafından baltalandığını,
heba edildiğini, yetki ve sorumluluklarının çöpe atıldığını görüp de görevden
kaçan, boş veren personeli anlayışla, yeniden kazanmalı ve destek olmalıdır.
5-10 yılda bir sorun olan ve her yıl artış hızı 10 kat artan
bu sorun, ancak vatandaşın da duyarlılık gösterdiği, kurumların da bir
seferberlik havası ile ciddi yaklaşımlar gösterdiği bir tempoda çözülür.
Yoksa bu günkü sorun gelecek yıl 10 kat daha artacaktır…









