Anadolu Basını
Sonuç: fiyasko. Devlet tarafından ödenen onca paraya rağmen 100-200 adet basılarak zorunlu yerlere dağıtılan ve içeriği şantaj tehdit iftira ve safsatalarla dolu uyduruk bir cisim… devletten ilan parası adı altında alınan paralar bu gazetelerin ve bu gazetelerin basıldığı matbaaların gelişimi için harcansın diye beklenirken başka alanlara kayınca bu gazeteler tarih öncesi tabletlerden bile kötü bir halde yayınlanmaya devam ediyor.
Genel basın içler acısı ama yerelde yaşıyoruz. Bizi daha çok ilgilendiren
Anadolu basını.
Anadolu basını yıllarca sıkıntı çekti. Özellikle Karamanın ilçe olduğu
dönemlerde Konya dan ilan koparmak aslanın avından pay almak kadar zordu.
Devletin Anadolu basınını güçlendirmek için uyguladığı Resmi İlan zırvası
tüm ayıbı ile devam ediyor. Hem de ne ayıp. Birkaç bin liralık bir ihale ya da
mal alımı için birkaç bin liralık ilan.
Ne uğruna.
Anadolu basını güçlensin halkın sesi gür çıksın diye.
Sonuç: fiyasko. Devlet tarafından ödenen onca paraya rağmen 100-200
adet basılarak zorunlu yerlere dağıtılan ve içeriği şantaj tehdit iftira ve
safsatalarla dolu uyduruk bir cisim… devletten ilan parası adı altında alınan
paralar bu gazetelerin ve bu gazetelerin basıldığı matbaaların gelişimi için
harcansın diye beklenirken başka alanlara kayınca bu gazeteler tarih öncesi
tabletlerden bile kötü bir halde yayınlanmaya devam ediyor.
Hele o bölgede hoşgörü biraz fazla, şikayet edenlere hain deniliyorsa,
sadece bir iki gazete çıkıyor ve herkesin karnı tıka basa doyuyorsa, daha
güzelini aramaya gerek de yok. Bu konuda denetim yapan kurumlara her yayın
organından bir yalaka yerleştirme başarısı gösterilir ve gizli bir de anlaşma
yapılırsa çark işler durur. Bu gazeteleri denetleyen kuruluşlar, komisyonlar
için Karamanda dedikodu hiç bitmez, gereken şartların yerine gelmediği ancak bu
komisyonun göz yumduğu söylenir durur. Bu kadar kalitesiz ve saçma içerikli çıkan gazeteleri görünce şüpheler
artıyor. Günahı da vebali de hukuki sorumluluğu da Vali Beyin, Cumhuriyet
savcılarının… bu komisyon denetimleri yaparken görmezden mi geliyor, işi
kılıfına mı uyduruyor bilinmez.
Aynı ölçekteki illere baktığımızda bir derin Ah… ediyoruz. Onlarca
gazete yayınlanmakta. Üstelik bunlardan resmi ilan alanları ayırt etmek
gerçekten zor. GAZETE gibi gazete. Haberi ile, yorumu ile, yazarı ile, çizeri
ile, içeriği ile ve özellikle de bizde çok az kalmış olan Basın Ahlakı ile. İstenildiği
zaman yapılabiliniyor. O gazete sahipleri devletten aldıkları resmi ilan
paralarını gelişmeleri kalkınmaları için bir destek, bir yan gelir olarak
görüyorlar. Amaçları sadece bu parayı almak değil. Amaçları gazetecilik yapmak.
Resmi ilan parası da bu mesleği yapmalarında devlet tarafından verilmiş bir
destek. Öyle ki gerçek bütçelerinin neredeyse tamamını bu meslekten kazandıkları
oluşturuyor, ilan parasını da üstüne bal kaymak yaparak işlerini
geliştiriyorlar ve daha kaliteli hizmet üretiyorlar.
Ama ne yazık ki Anadolu’da maalesef sadece bu resmi ilan parasını
alabilmek adına gazete çıkaranlar var. Bunlar bu pasta daha fazla bölünmesin
diye sık sık kirli ve mafyatik oyunlara giriyorlar. İftira atıyorlar, karalama
yapıyorlar, tehdit ve şantaj zaten on parmaklarında on marifet. Haksızı
destekleyip, haklıyı sömürmeye gidiyorlar. Yeteneksiz ve başarısız kişiler de
durumları gün yüzüne çıkmasın diye bunlardan korkup çekinerek kucaklarına
oturuyorlar.
Ama onur ve haysiyet gibi kavramlardan uzak kalıyorlar. Tıpkı at
kıçında yaşayan bir at sineği ya da bir sülük gibi devleti emmekle meşguller.
Bunları denetlemekle görevli devletin diğer kurumları da buna göz yumuyorsa
aynı suçu işlemiş ve aynı vebali paylaşmış olur.









