KARAMAN MÜFTÜLÜÐÜNDE NELER OLUYOR?
Onlar yüce dinimizi insanlara en güzel þekli ile anlatmasý gereken, branþýnda insanlara en güzel örnek olmasý gereken kiþilerdir. Bu çalýþmalar da bu konudaki en güzel uygulamalardýr. Dileriz baþlangýç olur ve tekil hadiseler olarak kalmaz.
Bilen bilmeyen, aklý eren ermeyen, iþi olan olmayan bu kavramý sýk sýk dile getirir ve fikri kýsýrlýklarýndan kurtulmak için bu kavrama sýðýnanlar olur.
Hatta öyle bir hale gelir ki bu kavram, dinsizlikle bir tutulur bazen.
Ýdari yapý içinde Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý da bu kavram nedeni ile topa tutulur.
Karaman Müftülüðü de bu açýdan bakýnca farklý uygulamalar içinde. Öyle ki bu farklý uygulamalarý bir nebze anlayýþlý bir gözle görürseniz BRAVO diye baðýrmak gelir içinizden.
Son zamanlarda gördüðümüz bu garip uygulamalardan bir kaçýný sýralayalým:
Karamanýn bir köyünde, kasabasýnda veya mahallesinde bir cenazeye katýlýyorsunuz. O üzüntülü, kasvetli ve sýkýntýlý ailenin yanýnda birileri göze çarpýyor. Cenaze iþlemlerine yardýmcý olan, cenaze evine kadar gelip aþýrlar okuyan, merhuma rahmet dilenmesine vesile olan dualar eden, tertemiz bir ruh halinde birlilerini görüyorsunuz. Merakla soruyorsunuz “bunlar kim” diye. Pek bilen olmuyor. Cevap yine onlardan geliyor. “Bizler Karaman Müftülüðü Taziye Ekibi olarak buradayýz. Mevtaya Allah’dan rahmet diliyoruz. Karaman Müftülüðü olarak ailesine ve sevenlerine baþsaðlýðý diliyoruz.”
Bir hastanedesiniz. Deva arýyor, þifa bekliyorsunuz. Yine tertemiz görünümlü güler yüzlü tatlý dilli bir gurup beliriyor. Odalarý sakin bir ilgi ile tek tek gezerek hastalarýn ýzdýraplý anlarýnda onlara sýcacýk bir geçmiþ olsun diyorlar. Soruyorsunuz “bunlar kimler?” Cevap yine onlardan tevazu dolu bir ifade ile geliyor: “Bizler Karaman Müftülüðü adýna buradayýz. Hastalarýmýzýn ve yakýnlarýnýn sýkýntýlarýný paylaþmaya, onlara geçmiþ olsun dileklerimizi iletmeye geldik”
Yine bir toplantý duyuyorsunuz. ÇOK ÇOK ÖZEL… “Müftülük 29 projeyi hayata geçiriyor”
Bunlara farklý uygulamalar dedik. Elbette garip karþýlýyoruz. Alýþýk deðiliz…
Diyanet görevlisi ezan baþladý mý cami kapýsýndan giren, El Fatiha dedikten sonra da cemaatten önce camiden çýkýp giden bir eleman mýdýr? Belirli günlerde kürsüye çýkýp insanlarý cehennemin nar-ý azabý ile haberdar eden, Cumadan-Cumaya, Bayramdan-Bayrama camiye geldiði için cemaati azarlayan kiþiler midir?
Elbette deðildir. Onlar yüce dinimizi insanlara en güzel þekli ile anlatmasý gereken, branþýnda insanlara en güzel örnek olmasý gereken kiþilerdir. Bu çalýþmalar da bu konudaki en güzel uygulamalardýr. Dileriz baþlangýç olur ve tekil hadiseler olarak kalmaz.
Yakýn zamanda bu güzellikleri hayata geçirmeleri övgüye mazhar olsa da, aslýnda kurumun asli görevlerini hatýrlayýp uygulamasýdýr. Olmasý gereken de budur.
Gazeteciliðimiz gereði tüm bu güzelliklerin yanýnda eleþtiri yapmadan da duramayacaðýz elbette.
“Ýltifat marifete tabidir” En güzel iltifatlarý hak etmekteler.
Ancak bazý konularý da dikkate almalarý gerekir.
Bunlardan ilki halkla iliþkilerdir. Bir basýn mensubu olarak Ramazanda uygulanacak programlarý sormak için irtibata geçtiðimiz bu kurumdan azarlanarak, çirkin ifadelerle cevaplandýðýmýz günler de olmuþtur.
Bu güzellikler oluþmaya baþladý ise bu güzelliklerden halkýmýzýn da haberi olmalýdýr. Bunlar tüm insanlarýmýza duyurulmalýdýr. Birkaç satýrlýk metinlerle bu çalýþmalarýn kayma duyurulmasýnýn sayýsýz faydalarý vardýr. Moral ve motivasyon saðlayacaktýr. Kuruma karþý güven duygularý artacaktýr. En önemlisi yalan yanlýþ öðrenilen Diyanet bilgilerinin adresi hakkýnda insanlarýmýz daha fazla bilgi sahibi olacaktýr.
Yok, eðer bunlar tamamen göstermelik, kurum içinde bir takým raporlara iþlenerek üst makamlara sunulup kariyer elde etmek amacý ile kullanýlacak ise sözümüz yok! O zaman bu faaliyetler þimdi yapýldýðý gibi kapalý kapýlar ardýnda, basýndan ve kamuoyundan gizli saklý yapýlmaya devam edilebilir. Diyecek bir lafýmýz yok…









