Aday mı? Ne münasebet…
Sonra da; “düğün değil bayram değil bu adam ne münasebetle geldi” falan diye yanlış yorum yapmayın. Ters bir zamanda, böyle büyük seremonilerle gelmiştir. Yapmıştır bir şey işte... Niye ziyaret altında ADAY ararsınız ki?
Seçimlerde halkın beklediği aday profilleri ile ilgili detaylara girmeden iki yazı ile fikirlerimizi paylaşmıştık. Mümkün olduğu kadar isim telaffuz etmemeye özen gösteriyoruz. Çünkü bu demokratik bir yarış ise şartlar eşit olmalı ve takdir makamlarının görüşüne saygı duyulmalıdır.
Talip olunan görev basit bir görev değildir. Allah’ın rızası birinci şarttır.
Aynı zamanda kendini bilen kişilerin işidir de. Kendini bilen kişi ne kadar gaza gelirse gelsin, teşvik görürse görsün, böylesi önemli bir görevin altından kalkacak liyakati, mecali, arzuyu kendisinde görmezse ortaya çıkmamalıdır. Çünkü dört yıl boyunca hem başı ağrıyacak hem de çok başları ağrıtıp belki de belaya sokacaktır.
Bu nedenle aday adayı olarak ismini duyduğumuz değerli şahsiyetlerle özel –birebir- görüşmelerin dışında kanaat açıklamayı edepli bulmasak da, birebir ulaşamadığımız kişiler nedeni ile ciddi gördüğümüz konuları da dile getirme hakkımızı kullanmak isteriz.
Yanlış anlaşılmaları da dikkate alarak, geçen makalemizde dile getirdiğimiz bir Karaman Evladı da kapsama alanı dışında olduğundan, fikirlerimizi kalem yolu ile söylemek gerekiyor.
Karamanımızın her türlü takdir ve saygıyı hak eden bir atanın yetiştirdiği güzel bir evladı var. Bu Karaman Evladı düğün değil bayram değil iken, eski kariyerlerini de cebine alarak Karaman’a bir ziyaret gerçekleştiriverdi. Ama bir resmi görevi olmadığı halde, eski görevlerin şaşaası ile. Burjuvazi esintiler içeren samimiyetten uzak, her adımı tabandan fersahlarca yukarılarda bir ziyaret.
Bu ziyaretin bir münasebeti arandı bulunamadı. Bulundu belki de çokları “aman dile getirir de söylersek suç üzerimizde mi kalır” diye korkmuş olabililer. Dilinde kemik, yağ, yüreğinde fesatlık olmayanlar da alenen dillendiriverdi: “Abi bu adam Karaman’dan Aday olacağa benziyor”
Yok canım daha neler…
Daha önce Karamana tenezzül etmeyen şimdi neden etsin ki?
Onca büyük, şanına yakışır, görkemli, bir sengü misli baha şehirler dururken küçücük, mini minnacık bir şehir olur mu? Elbette olmaz…
Onlarca milletvekili çıkaran koca şehirler dururken, Karamancığın bir vekilliğine göz diker mi? Elbette dikmez.
Geçmişte hep övünürdük: İki asli vekilimiz var, bir de diğer illerden seçilmiş vekillerimiz, dolayısı ile Karaman 5-6 mebusla temsil ediliyor. Ne mutlu bize derdik. Yine aynı mantık bizde var ise onda da olması gerekir. Bir fazla Karamanlıyı meclise sokmak için üzerine herkesten fazla görev düştüğünü bilir mi? Elbette bilir…
Mebusluk, Bakanlık derken, uzun yıllar musluklar ve ipler elinde iken, geçmişin uzaydan gelmiş politikacılarına özendiğini fark etmiştir. Şimdi gelip, köy köy kahve kahve dolaşıp “bize oy verin, vatan, millet, sakarya, durmak yok yola devam” diyebilir mi? Çok zor. Birileri çıkıp da “yahu arkadaş: onca mevki ve makamda bulundun. Sadık bir dava adamısın. Harika fikirlerin ve projelerin var. Ne temsil ettiğin davanın fıtratına uygun, ne inancına uygun, ne de geçmişine uygun olarak kaç sefer geldin, selam verdin, bizden birisi olarak bizimle oldun” derse cevap vermekte zorlanır mı? Elbette zorlanır. Hatta mahcubiyetinden kulak memeleri bile kızarır mı? Kızarır.
Bakmayın siz geçmişin öyle uzaydan gelmiş politikacılarını özendiğine. Edep, izan, algılama, feraset ve memleket sevgisinde çok üstün değerlere sahiptir.
Olmaz… Karamandan aday olmaz.
Yazın bir kenara.
Sonra da; “düğün değil bayram değil bu adam ne münasebetle geldi” falan diye yanlış yorum yapmayın.
Ters bir zamanda, böyle büyük seremonilerle gelmiştir. Yapmıştır bir şey işte...
Niye ziyaret altında ADAY ararsınız ki?









