Aynada Görünen Gerçek

Seçim 31 Mart günü yapılacak. Oyu Halk verecek.

01 Şubat 2019 13:05

Aynaya Akseden Gerçek

 

Yerel seçim günü yaklaşmakta. İki aydan daha az bir süre kaldı.

Birileri seçimleri kazanacak birileri de kaybedecek. Rabbimiz seçimleri kazansa da kaybetse de Baki Âlemini kazanacaklardan eylesin.

Kazananın makamı da bir gün yok olacak. Evvelkiler gibi… Ama bu yazımız kalacak.

Bir süre önce bir dostumuz yıllar önce Karaman Öğretmenevi ve Yüzme Havuzu ile eleştirel yazılarımızı hatırlattı bize. Bir arşivde rastlamış. Şiddetle karşı çıkıp gerekçelerini sıralamışız.

Dostumuz, yazıdaki öngörülerin bir bir bugün yaşandığını ifade ederek kutlamış idi.

O günün İstiklal Okuluna ek bina ihtiyacının olabileceğini, öğrencilere teneffüs ve beden eğitimi için alan kalmayacağını, öğretmenevinin otopark sıkıntısı doğuracağını, hareketli bir yol üzerinde olmasından dolayı seyrüseferi aksatacağına, ek tesis yapılması gerekirse alan yokluğuna dikkat çekmiştik. On yıllar önce…

Yine yüzme havuzu ile ilgili olarak da bölgenin gelecekte çok hareketli olacağı, tren garı, ofis, okullar, yerleşim alanları olmasından dolayı sıkışıklık oluşturacağı konusunda karşı duruşumuz olmuştu.

Öğretmenevinin lüks bir otel mantığı ile çok geniş bir arsa üzerine açık alanlarda, hizmet birimleri de olan bir kompleks olmasını önermiştik. Daha sonra çeşitli illerde bu önerilerimize uygun tesisleri gördükçe içimiz hep sızladı.

Ne alaka diyebilirsiniz, yerel seçim ile bunların…

Haklısınız. Ama yazarız her seçim öncesi. Gelenler gider, ama yazılarımız kalır. Hem de tarihi bir belge olarak.  

Halkın arasında yaşamayı severiz. Her kesimden, her fikirden, her yöreden, her meslek gurubundan, her eğitim ve kültür seviyesinden insanlarla kaynaşmayı, onları dinlemeyi, fikir paylaşmayı, çözümleri hakkındaki görüşlerini not almayı severiz. Üstelik öylesi gizli üstatlarımız vardır ki ellerine su dökemeyiz…

Onlardan alıp da dağarcığımıza doldurduğumuz, kendi fikirlerimizle harman edip de topluma sunduğumuz öneriler de içinde yaşadığımız bu camiaya bir borcumuzdur, asli görevimizdir…

Birkaç sefer dile getirdik. Bu seçimlerde Karaman adına mutluyuz. Daha aday adaylığı sürecinde bile gerçekten seviyeli Karaman Evlatları bu göreve talip olarak ortaya çıktı. Elbette baraj vardı ve bu barajı bazıları aştı. Şu an aday olanlar bizim Karaman için umutlu olmamıza yetiyor.

Ama?

Ne var ki bir takım şeyler de nahoş geliyor.

Bunların başında “ceğiz,” “cağız” takıları ile biten cümleler geliyor. Bu cümleler ne yapacaksın sorusuna cevap veriyor ama bu yetmiyor. Nasıl yapacaksın sorusu hep muallak kalıyor.

Adeta: “Ben Halep’de kırk arşın atlardım, burada da kırkbir atlayacağım” der gibi oluyor.

Bu klasikleşmiş vaat furyası artık bir sona erse. Somut delilleri olan, fizibilitesi, kaynağı ve ekibi hazır hizmetlerin neler olduğunu bir görmeye başlasak.

Adayların tamamı bu tür bir makama ilk defa talip olan kimseler. Büyük makamlar en büyük uyuşturucudur. Ama vatandaşların bir tespiti de bu noktada ki, bir iki aday hariç şimdiden seçimi kazanmakla kalmamış, muhteşem hizmetleri gerçekleştirmiş ve birkaç basamak yukarılardaki mevkileri de halletmiş, bir sahte özgüven ve hava gösterişinin hâkim olduğu.

Yani bazı ebeler nineler nerdeyse “A guzum az daha okusan da bir candırma balim olsaydın” diyecekler. Ya da bir başka kıssa var ama onu gelecekte durum düzelmez ise kullanalım.

Sade adayların seçilme umutları, planları değil çevresindeki yakın kişilerin de umutları ve planları var. Böyle zamanda bu yakın çevre kraldan fazla kralcı olur. Sirke olmadan küpe girer. Yetkisizce konuşur, tartışmalara girer, vaatler verir, zaman zaman da kantarın topuzunu kaçırır. Bu da tabelaya artı yerine eksi yazılır.

Ha… Adaylar diyebilir ki “bunlardan benim haberim yok.” Bu çok daha vahimdir. Yetki yok iken, görev yok iken, çevresindekiler bunu yapabiliyorsa, yetki ve görev olunca, GÜÇ olunca nelerin yapılabileceğinden de haberi olmayacak emektir. Yine birileri sahte kimlikler, sahte hesaplarla onlar adına fırıldak çevirecek demektir. Yakın çevresine hâkim olamayanın, yüzbinlere hizmet makamında binlere hakim olması ise zaten hayaldir.

Seçim 31 Mart günü yapılacak. Oyu Halk verecek. Ne Kılıçtaroğlu, ne Bahçeli, ne Erdoğan, ne Akşener ve ne de Karamolla gelip bu seçimleri kazanmayacak. Yerel bir seçim. Seçilen Karamana hizmet için seçilecek. Ve… Seçimin sonu o gün belli olacak. Ben BANKO yum diye şartlanıp, şimdiden kendini seçilmiş gibi davranmaya alıştıranlar için, BİR NİSAN şakası bile muhtemeldir.

Bu iş tek kişinin beğenilip seçileceği bir seçim de değil üstelik. Artık insanların dili sütten yandı. Şimdi kadro, ekip, proje, vakar/tevazu dengesi, kültür, seviye ve sosyal olgunluk gibi kavramları bir eleğe koyup da öyle eliyor. Üstelik eleğin gözleri oldukça sıkı. Öyle kaçaklara izin verecek delikler de yok. Ne parti, ne parti lideri, ne diploma, ne Halep’te atlanılan kırk arşının seçmen gözünde değeri yok.

Yarım asırdır bir siyasi fikre sahip insanların bugün bu sebeplerden dolayı kazan kaldırdığına, ya da sessiz sedasız da olsa bu seçimlerde “ölsem de oy vermem” dediğine şahit oluyoruz.

Karamanın ismi açıklanmış beş adayı da o makama layık olabilir, ama dileriz kazandıkları gün kaybeden olmasınlar. Karaman kaybetmesin. Çıta bu kadar yükselmişken hezimeti yaşamayalım.

Geçmiş ders alınacak en güzel kitaptır. Ama onu yazıldığı dilden okumak lazım… Anlayarak okumak ve gerekirse yorumunu ciddi bir ekiple yapmak gerekir.

Bu kadar övdüğümüz, güvendiğimiz adayların bariz ve affedilmez yanlış ve hatalarını gördükçe duyduğumuz mutluluk burukluğumuza sebep oluyor…

Bu burukluğu dileriz seçim kampanyaları buyunca yok eder, mutluğumuza mutluluk katarız. Seçilen Karaman evladına da topyekûn büyük destekler vererek en kritik günlerini yaşayan Karamana asırlık hizmetlere vesile oluruz…

Söz uçar, makamlar gelip geçer, ak kağıt üstündeki yazı kalır…

Bir de Hak için yola çıkanın Halk için yaptıkları güzel şeyler.

Hele ki HAK için yola çıktım deyip de Halk için çirkinlik yapması hiç unutulmaz, hem fani hem de baki alemde…

Rabbimiz güzel insanlara, güzel şeyler yapmayı nasip etsin de, akıllarını başlarında tutup, bir karış yukarıya çıkarmasın…

 

 

 

 

    

 

 
seçim. belediye başkan siyaset liyakat
Bu Haber 3101 defa okunmuştur.
 
Yorum Ekleyin