Bekir Sıtkı Karaman’a Hasretti, Biz VEFA Duygusuna

En çok da Karaman aşkı güzeldi. Güzel insandı Bekir Sıtkı Erdoğan Hoca…

24 Ağustos 2018 15:00

Bekir Sıtkı Karaman’a Hasretti, Biz VEFA Duygusuna


Duyguları, fikirleri ve sanatı güzeldi. Gülen yüzü ve dostluğu güzeldi. İnsanlara saygısı ve yaklaşımı güzeldi.

En çok da Karaman aşkı güzeldi.

Güzel insandı Bekir Sıtkı Erdoğan Hoca…

Bu “dı” eki acı. Artık bu fani âlemde yok. 2014 yılının 24 Ağustos günü GATA Haydarpaşa Hastanesinde gözlerini yumdu. Hakka yürüdü ve Karaman Kabristanlığının kuytu bir köşesinde dinlenmede…

Şiirleri pek çok kişinin ezberindedir. Pek çoğu bestelenmiş ve tüm sanatçılar tarafından seslendirilerek değer kazanmıştır.

Bekir Sıtkı Erdoğan kimdir sorusunun ilk cevabı “O bir Karamanlıdır” olacaktır. İstanbul’da yaşadığı yıllarda bile Karamansız günü geçmemiş, şiirlerinin çoğunu Karaman üzerine yazmıştır. Hecenin ve aruzun büyük ustası sayısız edebiyatçının da hocasıdır.

Sazı elimize alıp da “bıktık artık Konya/Karaman denilmesinden, Karamanlıyım dediğimizde -Bu Karaman nerede- diye sorulmasından” kırk beste yaparız. Ancak Milli Şair olarak tescil edilmiş bir değerimiz Karaman/Karaman diye öldü gitti bunu bir türlü bilmeyiz.

Bilsek baştan savma bir caddeye isim vermekle kalmaz, kültür sitelerine, okullara ismini verir sık sık da anma toplantıları düzenlerdik. Bestelenmiş eserlerinin yer aldığı özel konserler hazırlardık. Hakkında kitaplar yazar sanatını tanıtırdık. Kitaplarını yeniden bastırıp her eve bir tane dağıtırdık.

Hepsinden önemlisi de vefat yıldönümlerinde bari birkaç saatlik o “adet yerini bulsun” toplantıları, programları, etkinlikleri düzenlerdik.

Milyonları vıttırıvızzık etkinliklere döküp, haçlı kültürünü yayan sanatçı bozuntularına harcamak yerine böyle bir değerimiz için kullanırdık.

Karaman, “Karaman İli” olamaz. Karamanlı gölgede kalmaktan ve bilinmezlikten kurtulamaz. Çünkü vefamız yok. Çünkü takdir duygumuz yok. Çünkü HATIR kelimesini tanımayız. Kimsenin hatırını saymayacak kadar yontulmamış bir yapımız var. Kendimizi her türlü değerin üstünde ve herkesten hatırlı görme alışkanlığımız var.

Toprağa gömdüğümüz hazine kıymetindeki insanlarımıza, toprağa gömdüğümüz bir soğan cücüğü kadar değer vermez olduk.

Sonra da oturur asker karısı gibi ağlar “bu işler neden böyle oluyor” diye diz döveriz…

Öz kültürümüze böylesi katkıları olanları böylesi bir vurdumduymazlıkla yok edersek, yeni nesillerin güzel üretimlerine nasıl yol açacağız.

Değerlerimizi tanıtmadan “Haram helal ver Allah’ım, senin kulun yer Allah’ım” mantığı ile küp doldurmadan başka bir şey düşünmez isek, maddi değerleri üreten o kültürel değerleri yok edersek, ekmeğe muhtaç hale geleceğimiz günler yakındır.

Bu görevler kimindir?

Bu görevleri üstlenmeyen, bana ne diyen, ilgisiz kalanlara karşı hangi toplumsal yaptırımları uyguluyoruz?

Nurlar içinde uyu güzel insan. Senin gibi güzel insan olmak isteyenlere seni tanıtamadığımız için affet. Gençlerimize ve çocuklarımıza senin gibi olmak yerine vurucu, kırıcı, vurguncu, köşe dönücü, çıkarcı, her adımı maddiyat olan kapitalist düzenin uşağı olmakta örnek olduğumuz için affet… Senin Karaman sevdanı ve Karaman için yaptıklarını takdir etmediğimiz içi bizi affet. Sağlığında kıymetini zaten bilmedik, bilemedik, Hakka yürüdükten sonra bilmemize imkân yok.

Senin Karaman’a hasretliğinden daha fazla bizler VEFAYA hasretiz.

Sana minnet ve şükran borçluyuz. Rabbimiz Rahmetini bol etsin…

 

Hasan ÖZÜNAL
Gazeteci - Yazar

 
Karaman Bekir Sıtkı Erdoğan vefa takdir alkış başarı
Bu Haber 6115 defa okunmuştur.
 
Yorum Ekleyin