Karamana Yeni Dinlenme Evi
Bu satırlar, Bakanımız Sayın Elvan Bey’e Vekilimiz Sayın Akgün Bey’e, Valimiz Sayın Koca Bey’e, Başkan Sayın Çalışkan Bey’e olduğu kadar, STK Başkanlarımıza, Sanayicilerimize, İş Adamlarımıza, Hayırseverlerimize ve hatta tüm halkımızadır.
Çağımız büyük hastalıklar çağı. Her gün yeni bir hastalık şok
başlıklar ile dünya medyasında yer alıyor.
Ama bir hastalık var ki bizim toplumumuzu için için kemiriyor
ve mahvolmaya sürüklüyor. Bu hastalık emperyalizm hastalığıdır.
Toplum her gün değerlerinden füze hızı ile uzaklaşıyor. Kendi
benliğinden uzaklaşıyor. Kapitalist ekonomi aynı zamanda planlı ve programlı
bir kültür emperyalist baskı ile uygulanarak gizli savaş sürdürülüyor.
Namus, şeref, iffet, ahde vefa, dürüstlük gibi kavramlar her
geçen gün yok olup gidiyor. En acısı da aile kavramı yok oluyor. Geçmişin geniş
aile, hatta sülale yaşantısı yerini küçük aile guruplarına bırakıyor.
Bu aileler çocukların yuvadan uçması ile ıssızlaşıyor ve
karı-kocadan birisinin kalıcı rahatsızlığı veya vefatı diğer eşi perişan
ediyor.
Hasta olsa yaşlı hali ile bakımını sağlaması imkânsız hale
geliyor. Vefatı halinde de küçük kıyameti kopuyor.
Karaman’da on binlerce kişinin yerini bile bilmediği bir yer
var. İsmi Karaman Ahmet Mete Huzurevi, Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon merkezi.
Sık sık felaket görüntülerinin ve haberlerinin aksine, tam
anlamı ile bir sevgi yumağı. Görevlilerinin yüzünden gülücükleri, dillerinden
nezaketleri eksik olmayan bir yer. Bazı olaylar bu merkezi çok yakından
tanımama ve incelememe sebep oldu.
Huzurevi bölümü nispeten kendi günlük hayatlarını
sürdürebilen insanların, aldıkları hizmetlerle mutlu ve mesut oldukları bir
kısım. Tek sıkıntıları toplumdaki yanlış algılanma ve yakınlarının ilgisizliği.
Ama ne hizmetten ne de personelden şikâyetleri yok. Topyekûn bir aile olmuşlar.
Ama yatalak hastalar bölümü gerçekten çok zor bir bölüm.
Ağrılı, sancılı, psikolojik sorunlu, tek bir parmağını oynatmayacak kadar mağdur,
sürekli tıbbı destek isteyen çeşitli aşamadaki insanlarımızın belki de son
yuvaları, son yatakları.
Tüm bu zorluklar sadece maaş beklentisi ile değil insanlık
değerleri ve fedakârlıklarla aşılıyor. Personelin tutumu her türlü takdirin
üzerinde. Yıllarca bu durumda kalan yaşlılarımız bile büyük bir saygı ve
nezaketle değerlendiriliyor.
Yapılmasını düşünenden, yapımında emeği geçenden, yapımına
aracı olandan, maddi manevi katkı verenden, günlük hayatından bir kısa zaman
dilimi ayırıp, oraları ziyaret ederek o insanların yüzünü güldürenlerden ve
özellikle de “öf” demeden hizmet üreten muhterem görevlilerden Allah Razı Olsun.
O gün için tüm şartlar düşünülmüş ve bir dernek aracılığı ile
yapımı tamamlanarak Devlete devredilmişti.
Aradan geçen zaman beklentileri yükseltti ve tesisleri de
eskitti.
Bugün acilen bir yeni tesise ihtiyaç vardır. Hem de günümüzü
değil gelecek 20-30 yılı da göz önüne alarak yapılacak yeni bir tesise ihtiyaç
vardır.
Bina yetersizdir. Modern donanımlara sahip değildir. Bahçesi
dar kalmaktadır. Sosyal tesis ilave imkânı yoktur. Oda ve yatak kapasiteleri
çok azdır. Onlarca kişi ıstırap içinde sıra beklemekte, hem yaşlı hem de
yakınları perişan haldedir.
Günümüzde başka yerlerde gördüğümüz 5 yıldızlı konfor yanında
bizim tesislerimiz bir yıldızı bile alabilecek durumda değildir. Bu durum hem
sakinler üzerinde hem de bu mükemmel hizmeti üreten personel üzerinde sıkıntı
oluşturmaktadır.
Hiçbir tadilat ve ilave bu tesislerin mevcut ihtiyacı
karşılamasına yetmeyecektir. Kaldı ki 20-30 yıl sonrası için verimli olsun.
Bu ölçekte bir tesisin 2-4 yıl arasında tamamlanabileceğini
düşünecek olursak, buna proje, kamulaştırma, tezyin gibi çalışmaları da dâhil
edersek, geç bile kaldığımızın farkına varırız.
Bu satırlar, Bakanımız Sayın Elvan Bey’e Vekilimiz Sayın
Akgün Bey’e, Valimiz Sayın Koca Bey’e, Başkan Sayın Çalışkan Bey’e olduğu
kadar, STK Başkanlarımıza, Sanayicilerimize, İş Adamlarımıza,
Hayırseverlerimize ve hatta tüm halkımızadır. Bir gün içimizden birilerine
mutlaka lazım olacaktır. Bu kişinin siz olmayacağına dair hiçbir garantiniz de
yoktur.
Lütfen gün geçirmeden faaliyete başlanmalıdır. Geçmişte, bu
güzel şehrin güzel insanları, o tesisleri büyük bir alicenaplıkla, o günün
yoklukları arasında diriltmişti. Şimdi güçlü bir Devlet ve zengin bir
Milletimiz var. Üstelik o güne göre teknoloji daha ucuz, daha kolay
erişilebilir, hem de bu tür tesislere olan ihtiyaç konusunda daha bilinçliyiz.
Mutlu olmak için ıstırap içindeki insanları mutlu etmek
gerekse gün bugündür.
Üstelik “Halka Hizmet
Hakka Hizmettir” düsturu hepimizin dilinde pelesenk ise buna mecburuz.
Lütfen; yarın geç olacaktır…
Hasan ÖZÜNAL









