Karamanın Yeni Temsilcileri
Karamanın en büyük eksiklerinden birsi de bu zaten. Ufukta görünen görevlere önceden eleman hazırlığı yapmaması. Ancak Aday tespitinde önceden bir hazırlığın olmaması akıllara yine Ankara’dan bir öneri mi gelecek sorusunu getiriyor.
Yakın tarihte çok hareketli günler yaşanacak. 2011 Haziran
seçimlerinde görev alan siyasi kadrolar Haziran 2015 de yenilenecek.
Genel yapı ne olur, ne olmaz, onu araştırma şirketlerine
bırakalım. Ancak Karaman, Ankara’da yakaladığı bu günkü olumlu havayı
koruyabilecek mi? Arttırabilecek mi demiyoruz. Çünkü bundan daha üst seviyede
bir başarı olamaz.
Muhalefet partilerinin iddia edildiği gibi acziyetten ya da
acemilikten yerel bazda gösterdikleri sessiz tavır aslında tabloya bir hoşgörü
havası olarak yansıyor. Bunun da böyle kabul edilmesi gerekir.
İktidar partisinden birisi bakan olmak üzere İlimizi temsil
eden iki Vekilimiz bu dönemde nerelerde olacaklar.
Uzun yıllardır siyasetin içinde olan Sayın Mevlüt Akgün gücünün
son kertesine kadar çalışıp çabalayıp güzel şeyler yapılmasına gayret etti.
Çalışmaktan yılmadı. Kasabamızı, köyümüzü, mezramızı hatta tek haneli
yerleşimlerimizi defalarca karış karış gezdi. Canlı bilgisayar olarak her bir
derdi sorunu kaydetti. 24 saat tüm halkımıza açık telefonu hiç susmadı.
Ama bu dönem görev süresi doluyor ve tekrar aday olması
mümkün değil. Karamanlı onu gelecek yıllarda minnet ve şükranla anacak.
Siyasi hayata atılmadan önce bulunduğu her görevde Karaman
için çok büyük bir değer olan Sayın Lütfi Elvan ilk tanıştığımız günlerdeki
tespitlerimizi doğrulayıp, kabinede güçlü bir bakanlığı başarı ile yürütüyor.
Sayın Mevlüt Akgün Bey ile de yapıcı bir koordinasyon içinde
çalışarak yerel hizmetlerde Karaman için bir lütuf oldu.
Siyaset bazı dönemlerde hızlı gelişmelere sahne oluyor. Çalkantılı
siyasi rüzgârları iyi takip ederseniz bir anlamda siyasetin hava tahmin
raporunu çıkartabiliyorsunuz. Şu günlerdeki siyasi iklime göre de yeni dönemde
Sayın Elvan HAS bir Karamanlı olarak daha büyük bir şehirden Milletvekili
olacak gibi görünüyor. Bu tezimizi doğrulayan ciddi tespitlerimiz ve
duyumlarımız var.
Bu Karaman için bir kayıp mı? Elbette değil. Sayın Elvan
Karaman ile öyle yoğrulmuş ki mayasındaki Karamanlılık nereye giderse gitsin
sevdasını yok etmeyecektir.
Genel yapı içinde başarılı projelere ve kalıcı çözümlere
imza atmış Karaman Evladı Sayın Ömer Dinçer, hakkındaki beklentilere tam cevap
veremeden görevden ayrıldı. Hala bir anlam veremiyoruz. Gençliğinin ilk
çağlarında Aktekke Parkında bu şehir için ateşli nutuklar atan, öğrenciliğinde
bile birkaç dakikada, makineli tüfek gibi onlarca Karaman Projesini soluksuz
sayan Sayın Dinçer halktan, kamuoyundan ve temelden o kadar uzak kaldı ki bir
anlam vermedik. Onun mütevazi ve mümin sıfatını bildiğimizden bunun bir kendini
beğenmişlik, ya da hakir görme anlamına gelmediğine de inanıyoruz ama bu
başarısızlık cevapsız bir soru olarak hep kalacak…
Şimdi ana soru geliyor. Gelecek te Karamanı Ankara’da temsil
edecek iki vekil kimler olacak.
Karamanın en büyük eksiklerinden birsi de bu zaten. Ufukta görünen
görevlere önceden eleman hazırlığı yapmaması.
Şayet Sayın Lütfi Elvan bir büyük şehirden aday olursa iki,
yok Karaman’da kalırsa bir aday kim olacak?
Sayın Ahmet Akça adı ile müsemma Akça pakça bir insan olarak
takdir gördü ve Merkez İlçe Başkanlığını yürütmeye başladı.
Her birisi o göreve layık aday adaylarından Genel Merkez
önerisi Nazmi Ünlü de bu güne kadar edebi, nezaketi ve sadakati ile karnesi iyi
bir siyasetçi. Son zamanların, teşkilat hakkındaki tüm çirkin söylentilerini
bertaraf edebileceğine ve bu söylentilere cevap veremeyip de, sessiz ikrar
yolunu seçenlere karşı, kumanda bağlarını dikkatli kullanacağına inanıyoruz.
Aklı başında ve maneviyatı güçlü bir yapısı var. Yanlışın emrinde ve savunucusu
olmayacak gibi bir görüntü veriyor.
Bu iki isim yerel siyasetin direksiyonunu birlikte
götürecekler.
Ancak Aday tespitinde önceden bir hazırlığın olmaması akıllara
yine Ankara’dan bir öneri mi gelecek sorusunu getiriyor.
Olabilir. Yanlış da olmaz aslında. Çünkü Karaman bu makama
bir hazırlık yapmadı. Pek çok ismi kamuoyu, yerli yersiz yıprattı. Guruplaşmalarla,
nokta kadar menfaatleri ön plana çıkararak pek çok kişiyi itibarsızlaştırdık. Bazıları
da yüksek yerlerin rüzgârlarına kapılarak ipin ucunu kaçırıp doğruluk ipi
yerine yanlış iplere sarıldı. Sayın Süleyman Atik gibi çok başarılı olabilecek birisi
çevresindeki bir iki kılavuz nedeni ile yanlış uygulamalar içine girdi. Kerim
Dereli gibi ilk anda toplumun en saf desteğini arkasına alan birisinin yükseklik
sendromu, yanlış tosunların arkasında çift sürmesi ve siyasetin cazip hızı
nedeni ile baş döngünlüğü yaşaması, o saf desteği saf olmayan endişe, söylenti
ve çalkantıya sebep olarak değer kaybettirdi.
Karamanın hali pür melali böyle iken Ankara’dan bir abinin
gelmesi muhtemeldir. Kitle olarak sahip olmak yerine “Ben tanrısal güç
taşıyorum. Benden büyük yok” denirse birileri bir büyük abiyi yollayıverirler.
Tıpkı 2009 da Sayın Kamil Uğurlu’da olduğu gibi.
Öyle olursa da o günlerin hatasını yapmadan, ilk günden bunu
kabullenmeli ve Karamana yararlı olacak hale getirmeliyiz. Yoksa 5 yılda bir yıllık icraat
yaptırmadığımız Sayın Uğurlu dönemini bir daha yaşarız. Sonra da ah-vah ederiz.
Gelmeden edep dışı tepkiler, geldikten sonra köstek üstüne köstekler, göreve
göz dikip görevden kaçırma çabaları, ahlaki zafiyetleri örtbas etmek için bir
takım entirikalar, birilerinin zembereğini kurup meydana salıp kenardan
seyredip kıs kıs gülmeler, hem bu şehre hem de kendimize zarar verir.
Ama vakit geçmiş değil. Bu şehirden bu görevleri yapacak 1-2
değil 10-20 Karaman evladı her zaman çıkar. Elbette siyasetin yüksekliğinden
başı dönüp de kendi kendini mahvedenlerden değil.









