Kutlu bir SEFER: Barış Pınarı
Evlatlarımız düğün neşesi ile gittiler, sağ salim ve bayram neşesi ile geri dönsünler.
Adı güzel: Barış Pınarı
Peki ya anlamı nedir bu harekâtın?
Bu kutlu sefer, 1960 lı yılların ortalarında başlayan bir
haçlı projesine karşı son taarruzdur.
Bir yandan dilimiz ve geleneklerimizi de kapsayan kültür
savaşının, bir yandan da sol/sağ diye başlayıp, irtica diye beslenip,
nihayetinde de Kürt/Türk diye ortaya konulan anarşi dolu çirkin bir senaryoya
vereceğimiz cevaptır.
Bu sefer sadece pkk namı ile ortaya çıkan haçlı piçlerinin
beslediği köpeklerinin saldırılarında şehit düşen evlatlarımız için değil, tüm
bu senaryo gereği kaybedilen vatan evlatlarının kanlarının bedeli içindir.
80 öncesi her gün birkaç tanesi devrilen ulu çınarların, dış
ülkelerde şehit edilen diplomatların, helikopteri, uçağı düşürülerek şehit
edilen evlatların, haçlı köpeği fetönün talimatları ile baki aleme şehit yürüyen
evlatlarımızın kan bedeli için düzenlenmiş bir seferdir.
Bu sefer sadece bir avuç çapulcu satılmış ite karşı değil,
yedi düvel haçlı pisliğine ve ona çanak tutan sözde Müslüman satılmışlarına
karşı bir seferdir.
Ben Müslümanım dediği halde, para ya da başka dünyevi
çıkarları için on binlerce satılmış yine Müslümana silah doğrultup kan
döküyorsa artık bunun adı münafıklıktan bile çok öteye gitmiştir. İmha edilmesinden
başka bir yolu da yoktur.
Müslüman kıyafetleri giyip, İslami sloganlarla yola çıkıp da
İslam Dünyasında yangınlara ve felaketlere sebep olanlar, beslendikleri haçlı
köpeğinden daha adi, daha tehlikeli ve daha da yok olmayı hak etmektedirler.
Bizler ana sınıflarımızdaki bebelere bile haçlı dili öğretme,
işyerimize haçlı ismi koyma, onların saçları gibi tıraş olma, onların gıdaları
ile beslenme, onların ülkelerine turist gitmek için avuç dolusu para saçma,
onların ürünlerini yerli ürünlere tercih etme şaşkınlığında iken onlar bu
şaşkınlığımızdan istifade ile bizi birbirimize kırdırmakta iken, bu sefer bir
uyanış olmalıdır.
Mehmetçik bu seferde yalnız değildir. Türk milleti topyekûn
büyük bir vakarla arkasındadır. Maddi olarak tüm gücünü ortaya koyacaktır.
Manevi olarak da en üst düzeyde desteklemektedir. Sade yaşayanlar değil 60
lardan bu yana haçlı senaryoları gereği can vermiş binler, manevi varlıkları
ile Mehmetçik ile omuz omuza bu seferin neferidir. Eşref Bitlis, Muhsin
Yazıcıoğlu, Gaffar Okan gibi binler ce yiğit bu seferde Mehmetçiğin silah
arkadaşı olarak maneviyatları ile beraberdir.
Tüm kalbimizle inanıyoruz; bu sefer kutlu bir seferdir ve
büyük bir zaferle bitecektir. Irak-Suriye-PKK üçgeninde kurulan tuzak geç de
olsa fark edilmiş ve harekete geçilmiştir. Efelik, kabadayılık yapılarak
oluşturulan algı operasyonlarına kansak da bu gün aklımız başımıza nihayet
gelmiştir.
Savaşçı bir millet olarak, teknolojik yönden de eskiye göre
daha iyi bir seviyeye gelmiş bir Millet olarak, bu güne kadar canımızın nereden
yandığını ve kimlerin yaktığını bilen bir devlet olarak, bu sefer ile artık bu
haçlı senaryosunu bitirmek gerekir. Bu sefer de o noktayı koyacaktır.
Rabbimiz Mehmetçiğimize, Polisimize, Özel Harekâtımıza, Tüm
Devlete ve Milletimize güç kuvvet ve üstün başarılar nasip etsin. Attıkları tam
isabet, Rabbimizin koruması kalkanları olsun.
Barış Pınarı tarihimize bir destan ve büyük bir zafer olarak
kaydedilsin.
Evlatlarımız düğün neşesi ile gittiler, sağ salim ve bayram
neşesi ile geri dönsünler.
Ama;
Acı bir gerçeği yinelemekte yarar var:
Bizler ana sınıflarımızdaki bebelere bile haçlı dili öğretme,
işyerimize haçlı ismi koyma, onların saçları gibi tıraş olma, onların gıdaları
ile beslenme, onların ülkelerine turist gitmek için avuç dolusu para saçma,
onların ürünlerini yerli ürünlere tercih etme şaşkınlığında iken onlar bu
şaşkınlığımızdan istifade ile bizi birbirimize kırdırmakta iken, bu sefer bir
uyanış olmalıdır.
Karaman – 10.10.2019









