SEVGİLİ “SEVGİ” yi Yaratan değilse SEVGİ Yoktur.

Hem neden sevgililer? Sevgili değil. Sevgi değil.

14 Şubat 2020 10:13

SEVGİLİ “SEVGİ” yi Yaratan değilse SEVGİ Yoktur.

 

Sanki tüm sorunları çözmüş gibi birileri 14 Şubatı yerden yere vuruyor.

Neden sevgililer günü olarak kutlanıyormuş…

Güya haçlılardan Katolik rahibi valantin diye birisi varmış da o gizli nikah kıymış da imparator onu 14 şubatta idam ettirmiş de… Biz onların bu dini kaynaklı günü neden kutluyor muşuz.

Bu bir haçlı adeti imiş. Haçlılar ne yaparsa yapsın biz taklit ediyor muşuz.

Falan filan… Bir sürü sebeple öyle bir karşı çıkıyorlar ki…

Yahu dokunmayın… Biz tüm sorunlarımızı çözmüş bir toplumuz. Tarımsal verimi 10 katına çıkardık. Kendi nüfusumuzun 10-20 katını besleyecek ürün üretip dünyanın 4 de birini biz besliyoruz. Milli hasıla ve kişi başı milli gelirde dünya birincisi olduk. Üstelik öylesine adil bir bölüşüm ki en yüksek rakamla en düşük rakam arasındaki fark sadece yüzde elli.

Kültürümüzü öyle bir oturttuk ki Toros dağları gibi ta arzın merkezine kök salmış durumda.

Sadece kendi sınırlarımızda değil tüm dünyada bize kafa tutacak tek bir güç yok.

İşsizlik eksi. Sınırları açıversek Asya ve Afrika’da insan kalmayacak.

Temel ihtiyaçların tümünü kendimiz üretiyoruz. Dışarıdan ise bazı gariban ülkelere destek olsun diye ıvır zıvır alıyoruz. O da ihracatımızın sadece yüzde üçü falan…

Araba, uçak, gemi falan artık her şehirde, onlarca fabrikada üretiliyor, onları aştık da aya hafta sonu tatili için turlar düzenleyen şirketlerimiz bile var.

Yer altında tüplü tünellerden saatte bin kilometreden de hızlı giden trenlerimiz vızır vızır işliyor.

Sakarya, Kızılırmak, Yeşilırmak, Fırat, Dicle, Seyhan, Ceyhan, Göksu, Menderes Irmakları ve Meriç Nehrinde bir gram su heba olmadan enerji üretiyor sonra da tarımsal sulamada kullanılıyor, yetmiyor arıtıp içme suyu olarak boru hatları ile aç Araplara satıyoruz.

Türkün yaşadığı ve Türkçe konuşan tüm dünya devletleri ile kurduğumuz birlik gücümüze güç katıp dünyanın diğer devletlerine örnek oluyor, maddi ihracatın ötesinde barış huzur ve mutluluk ihraç ediyoruz.

Tüm bunları halletmişiz. Birileri tutup 14 Şubat sevgililer gününe takılıyor.

Elbette tüm bunlar bir mizah…

İroni, mizah bir yana…

Gerçekten haddimizi aştık. Zıvanadan çıktık. Haçlı ne yaparsa biz ondan daha fazla abartıp kapitalizme uşaklık etmekte yarışır hale geldik. Bu kapitalizm ve emperyalizmin bizden daha vefalı uşağı olamaz…

Hem neden sevgililer? Sevgili değil. Sevgi değil.

Kainata örnek olmuş bir SEVGİ Timsali var. Sade ümmetini değil, yaratılmış canlı ve cansız tüm varlıkları seven bir örneğimiz var.

Yunus Emre gibi sevgiyi ilmik ilmik işleyen bir dehamız var. Mevlana, Hacı Bektaş gibi yüzlerce erenlerimiz evliyalarımız var.

Üstelik tüm bunlar “sevgililer” demiyor. Önce “SEVGİ” diyor. Sonra bunu tek bir noktaya toplayıp “SEVGİLİ” diyor ki; O sevgili de sevgiyi YARATAN…

 Her adımı Sevgilisinin adı ile atan, günde beş vakit sevgilisine bağlılık gösterip, şükran belirtip, niyazda bulunanlar için 365 günün bir 24 saatini ilan etmek komik olurdu. Esas komedi ise sevgiyi yaratana değil de Sevgilinin yarattığına gün tertip etmek komedisi.

Aziz Valentin olayı tarihin yalancı ya da net olmayan kayıtlarında 270 olarak gösteriliyor. Bu da İslam’ın tebliğinden önceki bir tarih. İsa (AS) nin dininin daha belki de bozulmadığı tahrip edilmediği tarihler. Amentüde “Peygamberlerine” diyorsak İsa (AS) dinine bağlı bir din adamına elbet kem söz etmeyiz. Günümüzün sapkın bir dini haline getirilen hırtıstiyanlığına etmediğimiz gibi. Sadece ALLAH Hidayet Versin der geçeriz.

Ama;

Kapitalizmin en çok kullandığı bir mecra olan dini gerekçeleri kullanıp da tüketim ekonomisine kütük olsun diye dayattığı bir günü, üstelik gayrı meşruluğu da körükleyen böyle bir günü daha akılcı değerlendirmek gerek.

Binlerce kültürel değerimizi haçlı emperyalizminin ateşi ile kendimizin yaktığı bir dönemde sevgili kavramını 14 Şubata sığdırıp geri kalan 364 günü sevgisiz ve sevgilisiz yaşama gafletine düşmeyelim.

Sevgili kavramı;

Önce sevgiyi Yaratan’dır. Sonra yeryüzünün melekleri analardır. Sonra Ailemizin direği babalardır… Evi yuva yapan eşlerdir. Sonra bize birer dünya değerinde hediye edilen evlatlardır. Sonra Analarımızın bizlerle sevdiği kardeşlerdir.

Akrabalardır, komşulardır, dostlardır, arkadaşlardır, hemşeriler, vatandaşlar, dindaşlar ve yaratılan tüm varlıklardır.

Sevgimiz bir günde bir kişiye bir atımlık barut misali harcanacak kadar kıt ise vay halimize.

Yok, kapitalizme harcanacak beş on kuruş ise vay ki vay halimize...
 
14 Şubat. Sevgi sevgili
Bu Haber 3047 defa okunmuştur.
 
Yorum Ekleyin