Yardım mı, İşkence mi?

Yardımlar, Yardım Edileni Yaralıyor.

12 Temmuz 2014 17:12

Mal sahibi

Mülk sahibi

Hani bunun ilk sahibi?

 

Mübarek günler yardım duygularını kat be kat arttırdı. Fani hayatımızda yardım konusunu farz ve sünnete uygun yapan, güzel yapan çok insan gördük, tanıdık.

Onlar biliyorlardı ki verdikleri değerler, o değerleri verdikleri kişilerin gerçek hakları. Mal ve Mülk Rabbin kullara emanet verdiği şeylerdir. Emaneti gerçek hak sahibine teslim ederken kesemizden ya da babamızın kesesinden değil, bize tevdi edilen bir emaneti sahibine veriyoruz.

Ama her Ramazan ağırlıkta olmak üzere utanç verici yardım görüntülerine de maalesef şahit oluyoruz. Bu konuda daha önce yazdık, yazıyoruz, yine de yazacağız.

Yardımları bir utanç abidesine çevirmeyin:

Ölüme kadar sürecek bir hayatı yaşamak yerine, Ölümle başlayacak bir hayatı şimdiden yaşamaya gayret edin.

Siz yardım etiğinizi sandığınız insanları karşınıza, yanınıza alıp boy boy fotoğraflar çektirip, meclistekilere havalar basıp, gülücükler dağıtırken ne kadar yanlış yaptığınızı fark etmiyorsunuz. Aslında yardım etmiyor, yardım ettiğinizi sandığınız insanlara eziyet, işkence ve kahır ediyorsunuz.

Bu yardımların nasıl yapılması gerektiğini İslami ve Ahlaki yönden topluma anlatıp örnek olması gerekenler dahi bu furyanın içindeler. Öyle ya Valisi, Milletvekili, belki Başkanı falan görüp de paye verir. Payesini kuldan, rızayı Rabbinden değil de fotoğraflardan arayanların eline düşen bir teşkilat derhal revize edilmelidir.

Bu yola en çok tevessül edenlerin başında da siyasiler geliyor. Mahzun, sıkılmış, bunalmış, utanmış bakışları ile fotoğraflarda görülen bu yüzler işkence çekiyor, sıkıntı duyuyor eziliyor. Onları ezmek onlara işkence etmek pahasına yapılan yardımları haber yapan ve bu fotoğrafları yayınlayan haber kuruluşları da bu dünya için yaşayıp bu dünyaya yaranmaya çalışan ve Allah Rızasını aklına bile getirmeyenlerin tellallığını yapıyor.

Lütfen; Rabbimin yardıma muhtaç ettiği kimselerden birsinin de, gün gelip siz olacağınızı düşünün. Evinize misafir gelmiş ve size yardım için geldiğini söyleyen birisinin, ya da daha utanç verici olanı, makamına yağına kadar adamları vasıtası ile çağırtıp sana yardım edeceğim diyen birisinin derebeyi tavırlar ile size uzattığı çeki, malzemeyi, eşyayı alırken flaşların patladığını, o hal içindeki fotoğraflarınızın yayın organlarında yer aldığını bir hayal edin.

Bu yardımları böylesine reklam aracı olarak yapanlarda bunu düşünecek akıl fikir ve izan yok mu ki yapıyorlar. Etrafındakiler de bunları ikazla mükellef. Ya da amir ve üstleri kontrol ile mükellef değil mi?

Öyle ya; Dinimiz İslâmı en doğru biçimde insanlara öğretmekle mükellef kurumun BAŞ’ı bu işi böyle yapıyor ve kendine PAYE çıkarmak adına olsun, veya olmasın, basına servis ediyorsa yarı cahil, sonradan görme, hak etmeden makam elde eden zavallı divaneler ne yapsın?

Allah bir ölüm ile sona erecek hayatı güzel yaşamayı hedefleyenlerden değil, ölüm ile başlayacak hayatı bu günden güzel yaşamayı hedefleyenlerden eylesin.

(NOT: Yazıyı hazırlarken ekip arkadaşlarımızdan bir kardeşim, anında 10-15 tane bariz örneği içeren fotoğraf buldu. Mozaikleyip örnek olarak yayınlamamızı önerdi. Ne kadar mozaiklersek de, dumanlasak da, karalasak da o fotoğrafın tek bir noktasından kendisine ait olduğunu anlayabilen kimseleri -Yardım alan da olsa, veren de olsa- utandırmaya hakkımız olmadığını düşündük ve kabul etmedik. Ama ararsanız sadece ilimizde her gün onlarcası yayınlanıyor.)

 
yardım ramazan fitre zekat
Kaynak : FERMAN Haber
Bu Haber 1893 defa okunmuştur.
 
Yorum Ekleyin