Sanal Katliam Eğitimi

Medeniyetlerin yıkılma sebeplerini sayarken bugün içinde bulunduğumuz bürokratik kast yapısını da görüyoruz. Ama buna rağmen bu memleket yine de ayakta. Yüzlerce yıl önce temelini atan internette adam öldürerek atmamış.

06 Şubat 2014 13:24

Eve misafir gelir. Evin küçük çocuğu bilgisayarının başında, kendisini dış dünyadan soyutlamış bir şekilde, bir şeylerle meşguldür.

Sorarsınız; “Ne yapıyorsun?

Cevap; “Oyun oynuyorum”

Renkli grafiklerle bezenmiş, muhtelif aşamalardan oluşan bir savaş oyunu. Oyun, adam öldürmeye ve öldürülen adam başına para kazanmaya dayalı. Ne kadar katil olursanız o kadar para kazanırsınız. Ne kadar para kazanırsanız da o kadar öldürücü silah alırsınız.

Sorarsınız; “Bu adamları neden öldürüyorsun?”

Cevap; “Oyunun kuralı bu…”

“Burası bizim ülkemiz mi? Topraklarımıza bağımsızlığımıza göz mü dikmiş? Hangi milletten?

Cevap enteresan; “Öylesine”

“Peki bu işaretler nedir?”

Bu cevap daha da ilginç: “Amca buradan oyunun hileleri var. Onları alıyorsunuz. Daha çok adam öldürüyorsunuz.”

Yani psikolojik yıkım sebebi bir oyunda bile hile, hurda, desise ve sahtekarlık aşılanıyor.

Tıpkı günümüzde birilerinin Afganistan’da, Irak’ta, Suriye’de, Libya’da, Mısır’da ve hatta Türkiye’de uyguladıkları sahtekarlıklar gibi.

Ahlak karakter ve fikri yapısının oluşması gereken bir çağda çocuklarımızın durumu maalesef bu. Hem de her bilgisayar olan evde tekrarlanan sıradan bir hadise. Bu oyunlar nedeni ile psikolojik sorun yaşayan ve sonu ölümle biten olayların olduğu bir ülkedeyiz.

Ama bu garip ülkede adı Milli olan ve Eğitim-Öğretimle meşgul olan birimler de var. Üstelik Kadın ve Aile kavramını içeren Bakanlığımız bile var. Var da protokol denilen baş belası kurallarla uğraşmaktan fikir üretmeye, ya da ortaya atılan fikirleri değerlendirmeye ne zamanları var ne de şartları uygun.

Medeniyetlerin yıkılma sebeplerini sayarken bugün içinde bulunduğumuz bürokratik kast yapısını da görüyoruz. Ama buna rağmen bu memleket yine de ayakta. Yüzlerce yıl önce temelini atan internette adam öldürerek atmamış. 

Bu konuda birilerinin bir şeyler yapması lazım. Hem de acilen. Bir alet olarak bilgisayar hayatımızı kolaylaştıran, zaman kazandıran bir icat. Ancak bunun eğitim çağındaki çocuklara sunumunda, onların eğitim ve öğretiminde kullanılmasında, doğru kriterlerin uygulandığı bir kurallar manzumesi gerekli. “Herkes kendi çocuğuna sahip çıksın” demekle bu işten sıyrılmak mümkün değil.

Bu kararları almak durumunda olanların bile çocuklarının aynı sorundan etkilenmediklerini söyleyemeyiz.

Gelecekte psikolojik yapısı bozuk, milli ve manevi değerleri sıfır bir nesil yönetimi devralırsa akıbet ne olur.

Daha dün Taksim’de ortalığı bir birine katanlar, adeta bir bilgisayarda sanal bir oyun oynar, o oyunda figüranlık eder gibiydiler. Birilerinin renkli grafiklerle süslediği oyun senaryosunu az önceki çocuk gibi sorgulamadan, sentezlemeden, akıl süzgecinden geçirmeden “öylesine” uyguladılar.  Sorulan sorulara onlar da makul ve mantıklı tek cevap veremiyor, birilerinin senaryoda yazdıklarını tekrar etmekten başka bir varlık gösteremiyordu.

Düşünen, sorgulayan, yargılayan, bunları da belirli ahlak ve maneviyat kriterleri içinde yapması gereken bir nesil şu an bilgisayar başında sanal “İNSAN ÖLDÜRMEKLE” meşgul

(ABOV) Ancak Bukadar Olur Vesselam.

 
Sanal Katliam Eğitim
Bu Haber 6342 defa okunmuştur.
 
Yorum Ekleyin